S.

S.
52 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Halil Serkan Öz'ün öğrencilerine miras bıraktığı okuma listesi
1. Karamazov Kardeşler | Fyodor Dostoyevski  2. Yeraltından Notlar | Fyodor Dostoyevski 3. Savaş ve Barış | Lev Nikolayeviç Tolstoy 4. Kroyçer Sonat | Lev Nikolayeviç Tolstoy 5. Madam Bovary | Gustave Flaubert 6. Aşk Üzerine | Stendhal 7. Kayıp Zamanın İzinde | Marcel Proust 8. Körleşme | Elias Canetti 9. Bulantı | Jean Paul Sartre 10. Yabancı | Albert Camus 11. Sisifos Söyleni | Albert Camus 12. Gazap Üzümleri | John Steinbeck 13. Şato ve Dava | Franz Kafka 14. Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar | Stefan Zweig 15. Böyle Buyurdu Zerdüşt | Friedrich Nietzsche 16. İnce Memed | Yaşar Kemal 17. Kurt Kanunu | Kemal Tahir 18. Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü | Thomas Mann 19. Nietzsche Ağladığında | Irvin D. Yalom 20. Kolera Günlerinde Aşk | Gabriel García Márquez 21. Büyücü | John Fowles 22. Büyülü Dağ | Thomas Mann 23. Uğultulu Tepeler | Emily Brontë 24. Ulysses | James Joyce 25. Mrs. Dalloway | Virginia Woolf
Edebiyat
Reklam
Puan vermedi·456 syf.··
2020 1. kitabı
Sevgili Martin Eden'ın hikayesi aşık olması ile başlıyor. Martin aşık olduğu kızın sosyal statüsüne erişebilmek için burjuvazinin elinde tuttuğu sanat dalı olan edebiyatı önce bir araç olarak kullanıyor. Martin'in bitmeyen bir istekle kitap okuması ve sonrasında metinler yazmaya başlaması insanın aklına yazarlığın ne denli zor olduğunu getiriyor. Bu kısımlarda aklıma hep kitabın yazarı Jack London geldi, Martin'i değil onun yazarlık çabasını okuduğumu hissettim.Martin'in düşünce dünyasındaki kırılma noktalarından biri okudugu Ingiliz filozof Harbert Spencer oluyor. Spencer hayalleri olan kişinin gerçekten çok çalışırsa hayallerine kavuşacağını savunan bir sosyolog. Martin yazarın bu ve diğer tüm düşüncelerinden çok fazla etkileniyor. Bu sebeple aşkının ve herkesin tüm itirazlarına rağmen yazmayı sürdürüyor. Bu süreçte fikirleri gelişen ve başka biri olmaya başlayan Martin burjuvazinin içinin boş olduğunu farketmeye başlıyor. Roman boyunca biz aslında Martin'in yalnızlaşma serüvenine tanıklık ediyoruz. Artık bir tüketim malzemesi olan aşkın ve edebiyatın ikiyüzlülüğünü farkeden Martin topluma yabancı biri haline geliyor. Martin'in aslında en sevdiği yere dönüşüyle ise roman sona eriyor. Topluma dair muazzam eleştirilerin olduğu bu roman unutulmayacaklarım arasında.
Martin EdenJack London · Kaldırım Yayınları · 2017134,7bin okunma
"Hayır kardeşim, aklım başımda. İnsanı delirten, gerçeğin dışında yaşamaya çalışmak oluyor. Gerçek dehşet verici. İnsanı öldürebilir. Yeterince zamanı olursa kesinlikle öldürür. Gerçek acıdır, bunu sen söylemiştin! Ama insanı delirten yalanlar, gerçekten kaçışlar. Kendini öldürmek istemene neden olan o yalanlar..."
Sayfa 145 - Metis·Kitabı okudu
Puan vermedi·348 syf.··
2020 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2020 16:20
Öyle bir kitap ki, üstüne saatlerce düşünebilir içinden okunacak bir dolu kitap çıkarabilirsiniz. Ursula k. le guin bu kitapta farklı gezegenler ve bu gezegenlerdeki farklı ideolojilerden bahsediyor. Kitabin odak noktası vadedilmiş gezegen Anarres ... otoritenin olmadığı, karşılıklı yardımlaşma ilkesinin pratiğe dökülmeye çalışıldığı tozlu, çorak gezegen. Ursula bize vaadedilen dünyanın en güzel ütopya olduğunu anlatmaya çalışmıyor. Bu yüzden Anarres'deki toplumcu örgütlerin baskısı, bireyselliğin olmadığı toplumlardaki yaşanan sıkıntılar, mülkiyet kavramı, pragmatist eylemler üzerine bol bol düşünmemizi sağlıyor. Kitapta sık sık bahsedilen bir alıntıyı aktarmak istiyorum. “...bütün duvarlar gibi iki anlamlı, iki yüzlüydü. neyin içeride, neyin dışarıda olduğu, duvarı hangi yanından baktığınıza bağlıydı" Çok sevdiğim bu alıntı bana katı ve taraflı düşünce kalıplarimizi hatırlattı. Ördüğümüz duvarlar bizden farklı olanları dışarı attığı gibi bizi de bir kafese hapsediyor. Anarres gezegenindeki özgürlükçü bircok yurttaş gezegenin kurucusu Odo'nun felsefesini yıllar boyunca o kadar ezberlemiş ve o kadar eleştirilemez bulmuşlar ki bu özgürlük toplumunun geldiği noktada ortada felsefe değil bir din oluşmuş. Anarres gezegeninde bu kadar eleştirilecek noktanın olması bu gezegenin yaşanamaz olduğu anlamına gelmesin. Aksine otoritenin, ahlakciligin, eşitsizliğin ve baskının olmadığı bu toplum hayali insana umut veriyor. Neden bu hayal çelişkilerle dolu sorusuna Ahmetustanindefteri adlı bir blog hesabındaki alıntı ile cevap verelim; Mülksüzler, alt başlığı “ikirciklik ütopya” olan bir yolculuk hikâyesidir. Le Guin’e göre, tamamlanmış ve çelişkisiz ütopya olamaz. Ona göre çelişki, ütopya arzusunu ve deneyimini mümkün kılacak momenttir. Yaşam tekil bakış,düşünce ve eylem ile
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
Bana göre, hayat bir dizi rastlantı ve bizim o rastlantılarla birlikte nasıl varolduğumuz ya da olmadığımız.
Sayfa 176·Kitabı okudu
Edebiyat