S.

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Yetişkin birinin bir başka yetişkine vurduğunu gördüğümüzde hemen araya giriyor, ama yetişkin birinin çocuğa vurması, bağırması karşısında elbirliğiyle sessiz ve kayıtsız kalıyoruz. Aslında elbirliğiyle, çocuğa normal olanın bu olduğunu öğretiyoruz. Halbuki çocuk, sadece fiziksel değil, daha önemlisi psikolojik olarak da kalıcı yaralar almaya bir yetişkinden çok daha müsait, bir yetişkinden her anlamda daha savunmasız.
Sayfa 100
Modern eğitimin tarihçesi
2.Bu eğitim sistemi bütüncül değil, lineerdi. Medeniyetin ilk temellerinden itibaren, Aristoteles'in eğitim sistemlerinden Ortaçağın Michelangelo gibi dahileri yetiştiren çıraklık sistemlerine kadar her yerde, eğitim herkesin eşit olduğu bir süreçti. Öğretmen, kılavuzluk ediyordu, çocuklarsa öğretme ve öğrenme işine aktif olarak katkı sağlıyorlardı. Hayatta olduğu gibi burada da, birbirlerinden kopuk değil, bütün halindelerdi. Fakat Alman filozoflar, iyi asker ve iyi fabrika işçisi yetiştirmek için -çünkü amaç buydu!- öğrencilerin büyük resme bakmadan, onlara ne söylenirse onu yapan, bütüncül değil lineer düşünen kimseler haline getirilmesinin elzem olduğu hükmüne varmışlardı.Eleştirel düşünme yeteneği unutturulmalı, öğrenciler lineer düşünmek üzere eğitilmelilerdi. Bunu başarabilmek için Fichte'nin ortaya attığı bir yöntem, her konunun diğerinden ayrılması ve ayrı bir öğretmen tarafından öğretilmesiydi. 3. Zamana tabiydi. Bugün modern eğitim dediğimiz şeyi kuran düşünürler, Endüstri Devrimi'nin hızla yayıldığı bu çağda çocukları fabrikadaki iş hayatına daha iyi hazırlayabilmek için, çocukların bir zil sesi duyunca durmaya ve bir zil sesi duyunca yeniden hareket etmeye başlamayı, kendilerini fabrikadaki zil sesine göre ayarlamayı öğrenmeleri gerektiğine karar verdiler. L. Mumford'ın 1955'de dediği gibi, "Modern endüstriyel çağın anahtar makinesi, lokomotif değil, saattir." Çocuklar, onlara yapmaları söylenen şeyi sadece bu şey onlara söylendiği zaman yapmasını öğrenmelilerdi.
Sayfa 89
Bir çocuğa bakmak, o çocuğu yıkarken, yedirirken, giydirirken çocuğun bedeninin, ruhunun sizinkinden ayrı olduğuna saygı göstermediğiniz müddetçe yarardan çok zarar verir. Bana bunu çocuğun iyiliği için yaptığınızı söylemeyin; siz kendi ruhunuzdaki açlığı bastırmak için çocuğun ağzına zorla yemek tıkıyorsunuz. Size ruhunuz aç olduğu için kızmıyorum. Ruhen aç bırakılmış bir çocukluk geçirdiğiniz için kızmıyorum. Ama kendi ruhunuzdaki açlığı bastırmak için çocuğun bedenini de değil, ruhunu kullandığınıizı asla görememenize ve benliğini savunan çocuğun tepkisine çocuğun problemli olduğu iddiasıyla karşılık vermenize, bu iddianızın binlerce yıldır her yandan coşkulu bir destek bulmasına içerliyorum. Ne yana baksam, ne yana baksam, ne yana baksam yanakları her gün semiren, temiz, ütülü kıyafetleri üzerlerine her gün ayrı bir özenle giydirilen, sıcak tutulan, buna karşılık, bir "kişi" olmak üzere doğan ve bir "kişi" olmayı biteviye isteyen kişilikleri her geçen gün daha da çok ezilen, baltalanan, bedenleri büyürken ruhları her geçen gün daha çok solan,üşüyen, ölen, sömürülen, işkence gören çocuklar görüyorum ve bu durumu düzeltebilmek için, diğer yazdıklarımın üzerine böyle bir kitap yazmak ve bu satırları okuyanlardan da bunları erişebildikleri herkese anlatmalarını rica etmek, burada yazdığım ve yazamadığım şeyleri gidebildiğim her yerde ulaşabildiğim herkese gücüm yettiğince anlatmak dışında bir çare bulamıyorum.
Sayfa 57 - İthaki