THEOD. Sokrates, tıpkı beni ikna ettiğin gibi, herkesi böyle ikna edebilseydin, dünyada daha çok huzur, daha az kötülük olurdu.
SOKR. Kötülükler, Theodorus, tümüyle hiçbir zaman ortadan kaldırılamaz, çünkü iyinin bir karşıtı her zaman olmalıdır. Ancak kötülüğe tanrısal dünyada hiç yer yoktur; kötülükler, ölümlü doğamızın içinde bulunduğu dünyadan hiç ayrılmaz; bu dünyadan ötekine uçmak için acele etmek zorunda olmamızın nedeni budur ve bu tanrısala, olanaklı olduğu ölçüde [176B] benzer hâle gelmekle eşdeğerdir ki bu sonuncusu da bilgeliğin yardımıyla doğru biri hâline gelmek demektir. Ancak insanları, günahkârlıktan kaçıp iyiliğin peşinden koşma nedenlerinin, yaşadığımız dünyanın verdiği nedenler olmadığı hususunda ikna etmek pek de kolay bir iş değildir. İyi olmak için gerçek motif, insanın saf ve iyi görünmesi değildir -benim düşünceme göre, bu bir koca karı masalından daha iyi değildir- ancak izin ver işin doğrusunu ortaya koyalım. Tanrı’da adaletsizliğin gölgesi bulunmaz, [176C] orada yalnızca doğruluğun yetkinliği vardır ve hiçbir şey olanaklı olduğu ölçüde doğru biri hâline gelmedikçe tanrıya bizden daha çok yaklaşamaz. Bir insan, işte bu noktada tininin gerçek yüzünü ve gücünü ya da hiçliğini gösterebilir. Çünkü bunu bilmek gerçek bir bilgelik ve yetkinlik türüdür; bunu bilmemek, çok belirgin olarak kör ve aşağı olmaktır. Gündelik toplumsal işlerde, başka her türden güçlü ve bilgili görünme biçimleri birer araç olup [176D] bir işçinin el işlerindeki becerisi denli sıradan bir şeydir. Bir insanın sözleri ve işleri doğruluktan yoksun olup son derece sıradan şeylerse, o insan başkalarının, "Onlar hiç de aptal, dünyamız için yararsız bir yük değildirler, fakat toplumsal ve siyasal işlerde esen rüzgâra göre vaziyet alan nitelikli insanlardır." gibi sözlerine bakıp