Tecrübe kişinin kendisini tehlikeye maruz bırakmak zorunda olduğu bir karşıdan karşıya geçişe benzer: "Kirpi kendisini kör ediyor (...) otobandaki tehlikeyi sezdiğinde, kendisini kazaya maruz bırakıyor (...) Kazasız hiçbir şiir, kendisini bir yara gibi açmayan hiçbir şiir [yoktur] fakat hiçbiri yaralamadan olmaz. Yaralanma olmadan ne şiir ne de sanat vardır. Düşünme de yaralanmanın negatifliği ile ateşlenir. Acı ve yaralanma yoksa aynı, alışıldık, âdet olan devam eder: Tecrübe [...] özünde acıdır, bu acıda varolanların alışıldık şeylere karşı temel başkalığı açığa çıkar.