"Ben büyünün sanat olduğuna ve sanatın da büyü olduğuna inanıyorum. Büyü gibi sanat da bilinçte değişim yaratmak için sembollerle, kelimelerle ve imgelerle uğraşır. Aslında büyü dediğiniz şey, insanların bilincini değiştirmek için kelimelerle oynamaktır sadece. İşte bu yüzden çağdaş dünyadaki yazarın veya aktörün, şamana en çok benzeyen kişiler olduklarına inanıyorum."
"Cadılara" yöneltilen suçlamalar arasında çocuklarını öldürme ithamı sıklıkla görülüyordu. Sabbat bayramı esnasında ölü çocukların bedenlerini yedikleri söyleniyordu. Cadı "annenin tam karşıtı" idi. Sanıkların çoğu hem şifacı hem ebeydi, ama aynı zamanda gebelik istemeyenlere derman arıyor veya gebeliği sonlandırmak isteyenlere yardım ediyorlardı. Silvia Federici'ye göre cadı avları kapitalizmin uygun gördüğü cinsiyete dayalı meslek ayrımına ön ayak oldu. Maaşlı işler erkeklere, doğurma ve geleceğin iş gücünü yetiştirme işi ise kadına uygun görüldü. Bu görev dağılımı günümüze kadar sürdü. Bugün teoride kadınlar çocuk sahibi olmak veya olmamakta özgür, ancak çocuk sahibi olma tercihine yönlendiriliyorlar. Zira çocuk istemeyen kadınlar etrafın kötü gözle baktığı, karanlık ve kötülük yaydığına inanılan, kalpsiz yaratıklar olarak yaftalanmaya devam ediyor.
Neopagan bir din olan Vika'ya gönül veren Starhawk da ihtiyaç duyulduğunda ritüeller icat edilebileceğinden söz ediyor. Örneğin, arkadaşlarıyla kış gündönümünü (21 Aralık) kutlarken kumsalda büyük bir ateş yakma ve kolları havaya kaldırıp okyanusun dalgalarına ken dini bırakma suretiyle şarkılar söyleyip, neşeyle bağıra çağıra küfürler ettikleri ritüellerinin ortaya çıkışını anlatıyor: "Kutladığımız ilk gündönümlerinden birinde, akşam ritüelimizden önce güneşin batışını izlemek için kumsala gitmiştik. İçimizden biri 'Hadi soyunalım ve suya atlayalım! Hadi!' dedi. Ona, 'Sen delisin' dediğimi hatırlıyorum. Ama yaptık yine de. Bundan birkaç sene sonra ise çıplakken üşümememiz için ateş yakma fikri ortaya çıktı ve böylece bir gelenek doğmuş oldu. Ne demişler 'bir kez yaparsan deneyimdir, iki kez yaparsan o ar tık gelenektir.'"