Ben, her koşulda ölümün değil, yaşamın; bireyciliğin değil, dayanışma ve paylaşmanın; savaşın değil, barışın; zorun değil, özgürlüğün; yalanın değil, inceliğin ve içtenliğin; paranın değil, sevginin; gerici politikaların değil, sosyalist değerlerin yanında olmayı kendim için bir ödev ve onur bildim. Ve bu dünya ile yazarak ödeşmeyi seçtim. Acısı da sevinci de benim.
Kendisinin ve dünyanın bilincinde olmayan, yaşadığı dünyanın durumunu görmeyen, üzerinde düşünmeyen, herhangi bir rahatsızlık duymayan kişinin, yazacak hemen hiçbir şeyi olamaz.
Dingin bir bilgelikle seslendiler yol kenarlarındakilere ve devlete: "Özgür olmayan ekmek acıdır. Barış yalnızca karın tokluğu değildir. Sevmek eşit bir ilişki gerektirir. Susan insan yalan insandır. Korku, hiçbir şeyi çözemez. Emek, karşılığını almazsa belkemiğini yitirir. Geleceği ancak ayağa kalkmış insan kurar..."