"Haklısın, senin adın Açelya. Ama ben Ada'yı tanıyorum. Ada'yı seviyorum. Ada'nın onu böyle kollarımın arasına alıp kulağına her şeyin iyi olacağını fısıldamama izin vermesini istiyorum." "Ada gitti... Ada bırakıp gitti..."
"Ada gitmemiştir. Varis gitmesine izin vermiştir."
"Eğer yaşarsan ve bana olan aşkın ihanetimden büyük gelirse bul beni, Sipahi! Beni kalbinden affettiğin gün bil ki ben de seni affetmişimdir. Bugüne dek yaktığın kadar yakacağımı her ikimiz de biliyorduk," diyerek geriye doğru adım atmaya başladım. Alaz'ın gözlerinin içine bakarak Arda'nın elini tuttuğumda ise son darbeyi vurmuştum.
Kaşlarını alayla yukarı kaldırdı. "Beni tehdit mi ediyorsun?"
"Ben tehdit etmem, oğlum," dedim.
"Yaparım ve beni iyi bilirsin, yaparım dediğim şeyi yapmadığım hiç olmadı,"
dediğimde dudağının kenarı kıvrıldı. İmalı bir sesle,
"İyi bilirim" dedi.