Acı farktır. Hayatı eklemler. Organlar ancak kendilerine has acı lehçeleriyle tanıtırlar kendilerini. Acı sınırları belirler,farkları vurgular. Acı olmaksızın gerek beden gerekse dünya bir farksızlığa düşer.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Acı ancak gerçek bir aidiyetin tehdit altında olduğu yerde belirir. Yani acı olmadığında körüzdür,hakikate ve bilgiye ulaşamayız. Koptuklarında acı veren bağlar hakikidir, et haline gelmiştir.
Acıyı “et olmuş hakikat”,”bir hakikatin et oluşu”diye tanımlanır. Kopuşlar acı veriyorsa bağlar hakiki demektir. Sadece hakikatlar acı verir. Hakiki olan her şey acı vericidir. Palyatif toplum hakikati olmayan bir toplumdur,aynının cehennemidir.
İyileştirici bakımın dokunulma ve hitap edilme duyumu olarak yaşanması giderek daha seyrek bir hale geliyor. Yalnızlık ve yalıtılmışlığın giderek arttığı bir toplumda yaşıyoruz. Narsisizm ve egoizm bunu daha da vahimleştiriyor. Artan rekabet,azalan dayanışma ve empati de insanları yalnızlaştırıyor. Yalnızlık,yakınlık duygusunun yaşanamaması acıyı güçlendirici bir etki gösterir. Kronik ağrılar belki de tıpkı çizikler gibi bedenin ilgi ve yakınlık hatta sevgi isteyen çığlıkları,günümüzde temasın seyrek hale geldiğine işaret eden etkileyici ipuçlarıdır. Görülen o ki ötekinin iyileştirici elinin eksikliğini duyuyoruz.
Kendini yaralama günümüzde hızla yayılan bir davranış biçimidir. “Çizik atma” küresel bir epidemi haline gelmektedir. İnsanların kendi vücutlarına açtıkları derin kesiklerin resimleri sosyal medyada dolaşıyor. Bunlar acının yeni resimleridir. Herkesin katlanılmazlık derecesinde kendisiyle yüklü olduğu,narsisizmin hükmü altındaki bir topluma işaret eder bunlar. Çizik atma,bu ego yükünü atma,kendinden,yıkıcı iç gerilimlerden kurtulma yönünde nafile bir çabadır. Bu yeni acı-resimleri selfilerin kanlı arka yüzleridir.