“Hayatta kalıplar var... Ritimler. Bir hayatta kendimizi köşeye kısılmış hissettiğimizde, hüznün, trajedinin, başarısızlığın ya da korkunun, tek bir varoluşun ürünü olduğunu düşünmek çok kolay. Yalnızca yaşamanın değil, belli bir şekilde yaşamanın sonucu olduğunu düşünmek.Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını anlasak, her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu.Biri olmadan öbürünün de olamayacağını. Tabii ki farklı düzeylerde ve miktarlarda.Ama hiçbir hayatta sonsuza kadar saf bir mutluluk içinde olamayız.Öyle bir hayat olabileceğini düşünmek ancak yaşadığımız hayattaki mutsuzluğumuzu büyütmeye yarar."
“Hayatta en derin acılardan biri, birinin varlığına alışıp sonra bir gün onsuz kalmaktır. Çoğu zaman, sevdiğimiz insanların değerini kaybettikten sonra anladığımız söylenir. Oysa asıl mesele, sevgiye sahipken onun farkına varabilmek, hissettiklerimizi ifade edebilmektir.”
“babam öldü. ne yapacağımı bilmiyorum.
günlerle ve gecelerle ne yapacağımı bilmiyorum.babamın kıyafetleriyle ne yapacağını bilmeyen ve onları hâlâ her hafta yıkayan annemle ne yapacağımı bilmiyorum. ileride ortaya çıkacak tüm sorunlarla ne yapacağımı bilmiyorum. ona sormadığım ve içinde kalan anlatılmamış hikâyelerle ne yapacağımı bilmiyorum.Paskalya'da ve Noel'de, gelecek tüm bayramlarda ve gelecekteki tüm öğle sonralarında ne yapacağımı bilmiyorum.”