Fakat eli vicdana, şapkayı öne koyalım:
Hangi "etnisiteye" mensup olduklarını hala bilmediğimiz ve bir türlü yerinde oynamayan şu 30 bin ölü rakamının karşılığında varılan nokta nedir? Aynı şeye dönüyorum. "En geri noktada başlamış olma" itibari ile bu kadar ölünün, alt-üst oluşun karşılığı "Kürdüm" diyebilmek, yazabilmek, konuşabilmektir! Dahada geri olan, Kürt sorununu dilimiz döndüğünce tartışabilmektir. 30 bin ölü, bu konuyu ancak tartışabilme noktasına getirdi. İşte şimdi doğru noktalarda tartışmazsak, 30 bin kişi daha ölebilir, ölüyor da...
Peki bu ayaklanma olmasaydı, devletin "evrimleşme" süreciyle beraber tüm bunlar hayata geçermiydi? 12 Eylül yasaları ile yönetildiğimizi hatırlataraktan soruyu düzenlemiş olayım...