“İnsan, kendini ararken aslında kaybolmayı öğrenir;
Dostoyevski gibi içini kazır, Kafka gibi kapılarda bekler, Camus gibi hiçbir cevabı kabul etmez,
Oğuz Atay gibi de bütün bunları gülümseyerek seyredip içinden konuşur.
Ve Nietzsche’nin dediği gibi değil belki ama hisseder:
Ağır gelen şey dünya değil, anlamın ta kendisidir.”