Ölümü salt fiziksel sona erme olarak değerlendirmiyorum; kişiyi hatırlayan en insan da öldüğünde, o kişinin gerçek ölümünden bahsedebiliriz artık. Bu dünyadan geçtik demek için, varlığı ispatlamak için bir çentik atmak gerekiyor düşüncesindeyim hep. Sonra yine düşünmeye devam ediyorum ve Nazım Hikmet'in:
Bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.
Bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.
dizeleri aklıma geliyor ve yine nihilizm baş gösteriyor. Tabi ki örneğin bilimsel bir çalışma yapıp dünya ceviz olana kadar insanlara -ki öldükten sonra dahi-yardım etmiş olmak ve bunu bilmek şahane bir his olmalı.