"Onu bir daha görecek miyim? Bunu düşünmüyorum bile. Fakat bu genç adam, bu sert ve ağız etlerini buruşturan meyve yüzlü çocuk, bende bir uçurum uyandırdı. Bu uçurum beni kendine çekiyor. Nerde dün sabahki donuk, her şeye kapalı ruhum, pörsümüş tenim. Kim beni tekrar hayatın kenarında tek başına mevcut olmaktan memnun bir nokta yapabilir. Şimdi sabah safalarına benziyorum. Yüzüm güneşe döndü.
Hâlbuki bu çocuğu tanımıyordum. Tanımadığım için rahattım. Başımdan o kadar şey geçmesine, hayatın bir tarafta unutup bıraktığı bir mahluk gibi yaşamama rağmen rahattım. Çünkü dünyaya kapalıydım.