Kitap iki bölümden oluşuyor; ilk bölümde yazar kendisini tanıtıyor, ikinci bölümde yaşadığı birkaç olayı aktarıyor bizlere. Kendisinden aile ile büyümediği için sevgiyi tanımadığını ve tanımadığı için de insanları nasıl seveceğini bilmeyen biri olarak bahsediyor. Kendisini gerçek dünyadan soyutladığı evini yeraltı diye betimliyor. İnsanların aslında onu tanımadığını tanısalar kendisine hayran kalacaklarını düşünerek sürekli bir ispat halinde çabalayıp duruyor. Ayrıca yazar sık sık kararsızlıklarıyla çıkıyor karşımıza.
Kitap akıcı diliyle ve kelime oyunlarıyla alıp götürüyor okuyanları.
Yer Altından NotlarFyodor Dostoyevski · Martı Minyatür · 2020159,3bin okunma
.... çünkü bizler yaşamdan koptuk, hepimiz az veya çok, aksıyoruz. Hem öylesine kopmuşuz ki, zaman zaman gerçek "canlı yaşam"dan tiksiniyoruz, bu yüzden de, bize onu hatırlattıklarında buna dayanamıyoruz. Bunu o kadar ileri götürmüşüz ki, gerçek "canlı yaşamı neredeyse bir iş, neredeyse görev sayıyoruz ve hepimiz yaşamın kitaplarda daha güzel olduğunda hemfikiriz.
Ayrıca bir durum daha acı veriyordu bana: Ne kimse bana benziyordu, ne de ben kimseye. "Ben tek başımayım, onlarsa birlik," diye geçiriyordum içimden, derin düşüncelere dalıyordum.
Gülünç duruma düşmekten ölesiye korkuyor, bu yüzden görünüşe ilişkin her konuda alışılmış olana ürkekçe saygı gösteriyor; herkesin gittiği yoldan gidiyor, davranışlarımda herhangi bir tuhaflık fark edilecek diye ödüm kopuyordu.