İrem Muratoğlu

Arketipin dış dünyadaki yansıması
“ Ruhu içinde barındıran bedenin kap sembolizmi modern insanda da halen canlıdır. Ruhsal ya da zihinsel içerikleri kastederken, sanki bunlar “içimizde”, beden kabımızın içindelermiş de oradan “dışarıya” çıkarlarmış gibi biz de bugün hâlâ “içimiz”den, iç dünyamızdan, içsel değerlerden vs. söz ederiz. Oysa gerçekte, kolektif bilinçdışının içerikleri tıpkı nesneler dünyası gibi “dışarıda”dır; onları aynı şekilde bizden “dışarıda”, “içeride”, “aşağıda”, “yukarıda” olarak da konumlandırabiliriz. Nitekim insanlık öteden beri arketipik “iç” dünyanın bir kısmını “cennete”, bir kısmını ise “cehenneme” yansıtmıştır. Ama tüm yansıtmalara rağmen, “içinde” içeriklerin yaşadığı beden kabı imgesi halen çok canlıdır.”
Alıntı
Reklam
İnsanın dışarıdaki dünyaya aktardığı bilinçdışı sembolleri
“Arketipik beden-kap-denklemi, mitosu ve sembolizmi kavramanın ötesinde, ilk insanın dünyaya bakışını anlayabilmek için son derece önemlidir. Ama beden kabının önemi, bedenden dışarıya çıkan her şeyin, saçlar ve kıllar gibi nefes esintisinin de “doğduğu” geçiş yerleriyle sınırlı değildir. Bu kap-bedenin -özellikle de içinin- çok mühim bir sembolizmi vardır. Bedenin içi arketipik açıdan bilinçdışıyla özdeştir, insanın “içinde” ve -tıpkı gece gibi- bilinçdışının tipik bir simgesi olan “karanlıkta” olup biten psişik süreçlerin “merkezi”dir.” Alıntıyı burada kesip bir iç sesiniz gibi konuya dahil olmak istiyorum. Burada ne anlatılıyor? Kendi kültürümüzden bir örnek vermek istiyorum. Bedenin iç kutsallığı ilkel insanda o kadar net bir figür ve otomatik pilotta çalışan bir sisteme sahip ki bugün nenelerimizin veya sevdiklerimizin bize dua ettikten sonra yüzümüze üflemeleri, ardından nefesi şifa olarak belirttiğiniz insanlara kendinizi okutmak bunun en basit göstergesi. O arketip aktif, çalışıyor. İçimizin kutsallığına inanıyoruz. Bu inanmanın da ötesinde bilmek gibi hissettiriyor bazen. Farkında olmadan yaparız fakat birine sevdiğimizi söylerken de “içimizden” bir yerden bunu söylediğimizi belirtme ihtiyacı hissederiz. O kutsal karanlığının kendisinden seviyorum seni fısıltısıdır bu arketipin. İç taraf aynı zamanda karanlıkta kalan tarafımızıdır. Yani o kadar da hakim olamadığımız, kontrol edemediğimiz ve bazı yönleriyle belirsiz kalan. Bu ve daha birçok benzeri sembollerle şekillendirdik dünyamızı. Alıntının devamı gelmekte..
Alıntı
Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen Herkesin perde perde çekildiği bir akşam Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun.
Alıntı
9/10
·472 syf.·
2025 7. kitabı
Nedret Kılıç
9.1/10 · 104 okunma
Reklam