@DoğruHaber gazetesi
KAVRAMLAR DOĞRU VE DOĞRULAYICI OLMALI
Kabuller, yaşam standartları, okumalar, arkadaşlıklar, algı ve güdülenmişlik insanın günlük hayatına, ilişkilerine ve sözlerine damgasını vurmaktadır. “İnsanın özü sözünde gizlidir.” “Söz, gönlün aynasıdır.” “İnsanlar, elbiseleriyle karşılanır, söz(fikir)leriyle uğurlanır.” Gibi birçok söz ve tespit; söz davranış, söz algı, söz yaklaşım arasındaki ilişkiyi gösterir.
Din, ahlak, kültür, örf ve gelenek bağlamıyla iç içe olduğumuz dönemlerde sözlerimiz, deyimlerimiz ve ifadelerimiz ‘merhamet, adalet, empati, doğruluk ve örneklik’ içermekteydi ve bunlara teşvik etmekteydi. Modernizm, liberalizm, kapitalizm, narsizm, zevkperizm ve menfaat bağlamının çoğumuzu ve etrafımızı kuşattığı günümüzde ise birçok atasözü ve deyimin kavramsal ve anlamsal olumsuzlaşma yaşadığına şahit oluyoruz.
Merhameti, yardımlaşmayı, iffeti, kötü sözden sakınmayı, haramdan kopmayı ve zulme karşı haykırmayı bize öğreten ve yakıştıran bir inanç dünyamız var. Buna rağmen kavramsal savaşı kaybettik. Atasözlerin ve deyimlerin çoğunu modern adına öğretilen, dönen çarka uydurulan veya nefsimizin hoşuna giden sözlerle değiştirdik veya yenilerini ürettik.
‘Güzel bakmak sevaptır.’ Sözü bize tefekkürü öğretirken küçük bir hileyle ‘Güzele bakmak sevaptır.’ Halini almış ve bakıştaki iffet yerini şehvetli bir bakışa bırakmıştır.
‘Daldız, baldan tatlıdır.’ Sözü, bala çalınan kaşığın daha tatlı olduğunu bize anlatırken nasıl olmuşsa ‘Baldız baldan tatlıdır.’ Nahoşluğuna bürünmüştür.
‘Üzümü ye, bağını sorma!’ helal haram endişesi olmayan Yahudi atasözü olup ‘yetim malı, rüşvet, hırsızlık’ gibi mal edinmelerin kılıfı olmuştur.
‘Hayy’dan gelen Hu’ya gider.’ Yaratılış, başlangıç, ölüm, dönüş ve varışın Allah’a ait olduğunu anlatırken ‘Haydan gelen huya