KADİR EKİNCİ

İnsan boyun eğmeye zorlanıyorsa, boyun eğmek zorunda değil demektir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hakikat asla servet, baht, taht getirmez halk da insana ne elçilik verir nede kürsü ve ya maaş.
1000Kitap
DOĞRU HABER GAZETESİ İslam Alemi’nde Eğitim Sorunu ve Medeniyet Kaybı 17.11.2020 08:23:02 / Sait Şahin   Önceki yazımda, tabiat ilimleri ve inanç-ahlak eğitimi konusunda Batı’nın durumunu yazmış, İslam Alemi’ndeki durumu bu yazımda ele alacağımı belirtmiştim. Batı’ya göre İslam Alemi’nde daha büyük eğitim sorunları var. Batı’da eksik olan inanç ve ahlak eğitimidir. İslam Alemi’nde ise, her iki alanda da büyük eksiklikler ve yanlışlıklar var. Bu sebeple İslam Alemi’nin maddi dünyası iyi olmadığı gibi, manevi dünyası da iyi değil. Hem madde dünyamızın hem de mana dünyamızın; yani hem dünyamızın hem de ahiretimizin iyi olmasını istiyorsak, eğitimin her iki alanına da ağırlık vermeliyiz. Yaşamda madde ile mananın beraberliği zordur. Madde her zaman manayı hayatından çıkarmak, boğmak ister. Manayı esas alanlar da çoğu zaman ölçüyü kaçırarak, maddeye kıymet vermemek adına, daldığı mana deryasında maddeyi ihmal eder. Halbuki tarihten biliyoruz ki, maddeye sahip olup, bunu mana için kullananlar medeniyet oluşturmuşlardır. Yani medeniyet, mananın madde ile buluşmasıyla; başka bir ifade ile; mananın maddede vücut bulması ile meydana gelir. Madde medeniyetin bedeni, mana ise insanlığıdır, ruhudur. Manadan yoksun bir madde, bugünkü Batı’da olduğu gibi ancak uygarlık oluşturur. Maddeden yoksun bir mana ise, hayatın ihtiyaçlarına cevap vermeyen ve ilerlemesine katkı sunmayan bir ruhbanlık oluşturur sadece.  İslam, ne uygarlığı ne de ruhbanlığı esas alır. İslam, medeniyeti (yani madde üzerine manayı) esas alan bir dindir. Manasız bir madde; maddesiz bir mana, ikisi de nakıstır. Dediğim gibi, bugün İslam Alemi olarak hem manayı hem de maddeyi, yani medeniyeti kaybetmişiz. Bu kaybın temelinde de eğitim konusu ve sorunu var. Eğitimin iki önemli evresi olan ailelerde ve
@DoğruHaber gazetesi KAVRAMLAR DOĞRU VE DOĞRULAYICI OLMALI Kabuller, yaşam standartları, okumalar, arkadaşlıklar, algı ve güdülenmişlik insanın günlük hayatına, ilişkilerine ve sözlerine damgasını vurmaktadır. “İnsanın özü sözünde gizlidir.” “Söz, gönlün aynasıdır.” “İnsanlar, elbiseleriyle karşılanır, söz(fikir)leriyle uğurlanır.” Gibi birçok söz ve tespit; söz davranış, söz algı, söz yaklaşım arasındaki ilişkiyi gösterir. Din, ahlak, kültür, örf ve gelenek bağlamıyla iç içe olduğumuz dönemlerde sözlerimiz, deyimlerimiz ve ifadelerimiz ‘merhamet, adalet, empati, doğruluk ve örneklik’ içermekteydi ve bunlara teşvik etmekteydi. Modernizm, liberalizm, kapitalizm, narsizm, zevkperizm ve menfaat bağlamının çoğumuzu ve etrafımızı kuşattığı günümüzde ise birçok atasözü ve deyimin kavramsal ve anlamsal olumsuzlaşma yaşadığına şahit oluyoruz. Merhameti, yardımlaşmayı, iffeti, kötü sözden sakınmayı, haramdan kopmayı ve zulme karşı haykırmayı bize öğreten ve yakıştıran bir inanç dünyamız var. Buna rağmen kavramsal savaşı kaybettik. Atasözlerin ve deyimlerin çoğunu modern adına öğretilen, dönen çarka uydurulan veya nefsimizin hoşuna giden sözlerle değiştirdik veya yenilerini ürettik. ‘Güzel bakmak sevaptır.’ Sözü bize tefekkürü öğretirken küçük bir hileyle ‘Güzele bakmak sevaptır.’ Halini almış ve bakıştaki iffet yerini şehvetli bir bakışa bırakmıştır. ‘Daldız, baldan tatlıdır.’ Sözü, bala çalınan kaşığın daha tatlı olduğunu bize anlatırken nasıl olmuşsa ‘Baldız baldan tatlıdır.’ Nahoşluğuna bürünmüştür. ‘Üzümü ye, bağını sorma!’ helal haram endişesi olmayan Yahudi atasözü olup ‘yetim malı, rüşvet, hırsızlık’ gibi mal edinmelerin kılıfı olmuştur. ‘Hayy’dan gelen Hu’ya gider.’ Yaratılış, başlangıç, ölüm, dönüş ve varışın Allah’a ait olduğunu anlatırken ‘Haydan gelen huya

KADİR EKİNCİ

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.·
Beğendi
·
117 günde okudu
·
2020 66. kitabı
Ali Şeriati
9.5/10 · 114 okunma