Adı:
Muhammed Kimdir
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757138457
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Seyyidoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınları
Muhammed'in, vücuduna akın eden can alıcı dertler ve ağrılar, hastalık çilesini artırmıştı. Bayıldı... Fatma, Ali'nin eşi ve O'nun öz kızı; yarının ilk kurbanı, babasının başı ucunda dertli dertli ağlıyordu. Gözyaşı, aşk, hasret, korku dolu gözlerini babasının sakin çehresine dikmişti.

"Onun parlak yüzü açığa çıktığında suda ışık gibidir.
O, yetimlerin sığınağı ve dul kadınların koruyucusudur."
diye şiir okuyordu.

Peygamber gözlerini açıp: "Kızım şiir okuma, Kur'an oku, Kur'an!" dedi.

"Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmişti. Ölür veya öldürülürse geri mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenlerin mükafatını verecektir." (Al-i İmran, 144)
(Arka Kapak)
352 syf.
HAK DİN İSLAM PEYGAMBERİ MUHAMMED (SAS)

"Eğer benim çizdiğim Muhammed portresinin rengi ve çizgileriyle gözünüze tuhaf geldiğini görür veya başkalarının çizdiği portreye pek benzemediğini fark eder ve onu tanıdık bulmazsanız beni veya zihinlerin gerisine o yaygın resmi çizenleri kötü ressam olarak ilan etmekte hürsünüz. Ama her halükarda ben, yaygın olanın aksine, İslam Peygamberi ile ilgili olarak çizdikleri meşhur “şemayil” i bir model olarak seçmedim; onu bir çırpıda unutmaya çalıştım. Tıpkı bir kişinin nitelik ve durumları hakkında edindiği bilgilere ve verilere dayanarak ve onu yakından gören ve tanıyan kimselerin onunla ilgili olarak anlattıklarını esas alarak onun ilk kez portresini çizen bir ressam gibi ben de doğrudan Muhammed'in siyerini inceleyerek onun simasını tasvir edeceğim. Bu sima, başkasının onunla ilgili olarak çizdiği ve diğer herkesin de tamamen ondan taklit ettiği portreye asla benzemez. Burada kalemin, Peygamberi tanıyan bir Müslümanın elinde değil, özellikle insanı tanıyan bir tarihçinin elinde ressam olmasını istedim. Değerli olan, bir aşığın gözündeki değil, bir alimin gözündeki yüz güzelliğidir."


Evet, böyle söylüyor Şeriatı kitabı yazarken.
Aynen de öyle yapıyor. Birçok siyer kaynaktan siyer kitapları okumuştum ancak, Şeriati'nin kaleminden okuduğum bu eser nadide bir eser.
Diğer kaynaklarla kıyasladığımda, diğer eserlerde Hz Muhammed (s) i insan üstü bir varlık olarak ele almalarının yanında, onun bulunduğu ortami hurafelerle süsleyip bir ütopik mekan portresi çizmislerdi.
Hayır, kesinlikle bu eserde tüm kişi ve olaylar tamamen rasyonel olarak anlatılıp sunulmuş bize.
Ayrıca yazar, o dönemde yaşanmış tüm olayları en ince ayrıntısına kadar büyük bir ustalıkla kaleme almış.

Yazar ayrıca şuna da özellikle vurgu yapıyor:

"Ben, burada İslam Tarihi’nin en eski senetlerine dayanarak Peygamber ve Medine’ye en yakın nokktadan bakmaya çalıştım.

Ayrıca anlattıklarımı Ehl-i Sünnet kardeşlerimin metinlerine isnat ettirdim. Beklediğim, onların da çalışmalarını Ehl-i Şia kardeşlerinin senet ve kitaplarına isnat edebilmeleridir. Böyle olunca yıllarca birbirinden uzak kalmış ve yabancılaşmış bu iki kardeşin birbirine yakınlaşıp birleşmeleri sağlanabilir. Çünkü her bir fırkanın itikadi yapıları, kardeş fırkaların eserlerinde zikredilirse, onların itikadının doğruluğu hakkında hiçbir şüphe kalmamış olur.

Ben, Taber’inin Tarih’ini ve İbni Hişam’ın Sird sini metin kaynağı olarak seçtim. Başka bir kaynaktan yararlandığım zaman da kaynağın adını belirtmeye çalıştım.

Diğer bir önemli nokta; İslam Peygamberi hakkında -pek çok yazılar yazıldığı halde- okur için tekrar sayılan ve de siyerlerden edinilebilen bilgilerden ayrı şeyler yazmaya çalışmış olmamdır.

Son nokta da şudur ki; benim bu öyküye bakış açım, mezhebi itikadlar açısından değil, herhangi bir inanç ve dine mensup bir insanın bakış açısından olayı değerlendirmemdir. Böyle bir bakış açısından seyredilen manzara; her türlü taassup, taraf tutma ve pek çok araştırmanın hastalığı sayılan önyargıdan uzak gözükecektir. Bu yüzden İslam Peygamberi hakkında seçtiğim konuşma tarzıyla ilgili olarak, okurdan beni bağışlamasını dilerim.

Çünkü burada vurgulanmak istediğim şey, bir Müslüman olarak değil, tarafsız ilmî bakış açısıyla olayları değerendiren bir düşünür olarak Muhammed’in görüntüsünü sergilemektir."

Tarafsız ilmi bir bakış açısıyla Hz Muhammed (sas) in hayatını okumak isteyenler bu eseri mutlaka okumalı, zira başka bir örneğine rastlamadım.

Keyifli okumalar...
"ister Mekke'nin içinde, isterse Mekke'nin dışında olsun, karşılaştıkları her mazlumu kollayıp hakkını ihya etmeye çalışacaklarına dair" and içtiler. Genç Muhammed de bu antlaşmaya katıldı.
İran'ın batı sınırlarından giren İskender ile doğu sınırlarından çıkarak Hindistan yolunu tutan İskender arasında fark vardı.
Eğer Muhammed, sadece dağınık, vahşi Arap kabilelerini birleştiren, 20 yıl geçmeden onlan çevik kuvvete dönüştürüp, büyük ve görkemli Iran ve Roma imparatorlannı ortadan kal-dırtan bir kahramandan ibaret olsaydı, kuşkusuz, büyük bir iş yapmış olur ve tarih de buna tanıklık ederdi. Fakat şüphe yok ki tarih, Muhammed'i de, büyük olaylar çıkaran iskender, Asur-Banibal, Cengiz gibi birisi sayardı. Ama islam'da en önemsiz sayılan şey; Muhammed'in anî askerî fetihleridir. Bu yüzden Muhammed'in adı tarihin zihninde; Cengiz, iskender, Sezar, At-tila, Asur'lu Banibal gibi bir çağrışım oluşturmaz. Tarih onu, Musa, Isa, Buda, Zerdüşt, Sokrates ile kıyaslar. Gerçi Muhammed ile bu şahsiyetler arasındaki fark, herkesçe açık bir şekilde bilinmekte ve bu fark kıyaslanmayacak kadar büyüktür de.
Doğu ve Yunan'a has iki kavramda, iki zıt siyasî görüşün varlığı ortadadır. Politik'te yönetci halk içindir. Siyaset'te halk, yöneten içindir (binmek, yük taşımak, sütünü, etini yemek, derisini yüzmek için). Politik, bir şehir (toplum) 'idare' etmek, siyaset ise onu 'hazırlamak'tır.
Davet üç sene gizli yapıldı. Daha sonra davet ve mücadelenin açık yapılması emri geldi. İşkenceler başladı.
Her üç veya dört kişinin bir bineği vardı ve her biri deveye sırayla biniyordu. Peygamber ve ordu kumandanı olan Muhammed de diğerleriyle eşit muamele görüyordu. O, Ali bin Ebu Talib ve Mersed bin Ebi Mersed ile sahip oldukları tek deveye sırayla biniyorlardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Muhammed Kimdir
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
352
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789757138457
Kitabın türü:
Çeviri:
Ali Seyyidoğlu
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Fecr Yayınları
Muhammed'in, vücuduna akın eden can alıcı dertler ve ağrılar, hastalık çilesini artırmıştı. Bayıldı... Fatma, Ali'nin eşi ve O'nun öz kızı; yarının ilk kurbanı, babasının başı ucunda dertli dertli ağlıyordu. Gözyaşı, aşk, hasret, korku dolu gözlerini babasının sakin çehresine dikmişti.

"Onun parlak yüzü açığa çıktığında suda ışık gibidir.
O, yetimlerin sığınağı ve dul kadınların koruyucusudur."
diye şiir okuyordu.

Peygamber gözlerini açıp: "Kızım şiir okuma, Kur'an oku, Kur'an!" dedi.

"Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmişti. Ölür veya öldürülürse geri mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah'a hiçbir zarar veremez. Allah şükredenlerin mükafatını verecektir." (Al-i İmran, 144)
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • f_d
  • x-x
  • Adnan güloğlu
  • Okuyan1i
  • Rukiye Sultan
  • Engin Demirci
  • İdealist Okur
  • GONCA ERTUĞRUL
  • Terki terk...
  • Abdullah Bozkurt

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%40
45-54 Yaş
%10
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%37.5
Erkek
%62.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%71.4 (5)
9
%14.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%14.3 (1)