Uğur Güllü

@Siyasal·
·
sabitlendi
Sanatçının, genel olarak yetenekli bir insanın yalnızlığı bana göre kaçınılmazdır; böyle bir kişi bahtı açık ve başarılı biri olmuş, olmamış, fark etmez. Ve yine bana göre yetenekli kişinin, parlak bir hayal gücüne sahip insanın bu yalnızlığı elden geldiğince dışlaması da anlaşılır ve aslında doğru bir davranıştır. Çünkü yetenekli biri, sıradan insanın o sıkıcı, hazin darkafalılığını er geç görüp anlayacaktır kesinlikle. Ama yetenekli kişi buna karşın kendini savunmak zorundadır, yoksa bu anlayış sonunda onun da katlanamayacağı bir sevgisizliğe ve insanın hor görülmesi sonucuna götürür. Ama sanatçının ya da bir düşünürün kalabalıklar ortasındaki o büyük, çoğunlukla dondurucu soğuk yalnızlığı gizli ya da açık ortadadır hep, sıradan insanlardan biraz ileride bulunmamızın karşılığı olarak bizlerin ödediği bedeldir bu
Sayfa 152·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Zenginlik, bolluk demekti; burada bolluk derken kastedilen şey kelebekler de olabilirdi, kitaplar da, gülücükler de. İşte Ruskin, sözcüğün bu anlamındaki zenginlik için yanıp tutuşuyordu. Ruskin’in aklındaki zenginlik, alışılmış anlamının dışında bir zenginlikti: o kibarlık, merak, duyarlılık, alçakgönüllülük, tanrısallık ve zekâ açısından zengin olmak istiyordu.
Sayfa 251·Kitabı okuyor
Bir şeyi yüceltmeye son vermenin en hızlı yolu ona sahip olmaktır
Sayfa 248·Kitabı okuyor
Tragedya sanatı, olası felaketleri önlemek için çok da güçlü bir yetimiz olmadığını bize hatırlatır, talihimiz üzerindeki denetimimizin alçakgönüllü olması gerektiğini öğretir ve bizi felaketlerle karşılaşmış insanlara karşı sempati duymaya yönlendirir. Tiyatrodan çıktığımızda izlediğimiz öykünün etkisiyle, yaşamda, mahvolmuş ve başarısızlığa uğramış kişilere karşı eskisi gibi kolayca tepeden bakan bir tavır takınmamamız gerektiği konusunda bilinçlenmemiz beklenir.
Sayfa 191·Kitabı okuyor
“Eğer sanat insandaki sempati duygusunu bir adım ileri götüremiyorsa ahlaki açıdan hiçbir şey yapmıyor demektir,” der George Eliot
Sayfa 175·Kitabı okuyor