Diego Rivera, Kablo'nun bitişik kaşlarını şöyle tasvir etmiştir: "Bir karatavuğun kanatları, siyah kavisleri harikulade kahverengi gözlerini çevreler."
1954'te Frida akciğer iltihabına yakalanınca acıyla dolu yaşam mücadelesi sona erdi. Ölümünden sonra çocukluğunun geçtiği ev eserlerinin sergilendiği bir müzeye
çevrildi.
Rivera'nın Kahlo'nun kardeşi Christina ile kaçarnağı ve Kahlo'nun sürgündeki Sovyet komünist lider Leon Troçki'yle ilişkisi ayrılık çanlarının çalmasına neden oldu.
Kahlo'nun eserleri, sonunda büyük ün kazanırken Diego Rivera'yla olan ateşli ilişkisi de dillerden düşmed i. Onlarınkisi destansı bir aşk hikayesiydi. Bir yanda ıstırap çeken, derin kasvetli bir bunalıma yatkın bir ressam, diğer yanda kadın çapkınlığıyla nam salmış çok
daha yaşlı ve yerleşik bir ressam.
Frida Kahlo, 1953'te Mexico City'de sadece kendi resimlerini içeren sergiye ambulansla gitti. Sağ bacağı yakın geçmişte kesilmişti ve sağlığı kötüye gidiyordu. Ülkesinde bu tarzda yaptığı ilk ve tek sergiydi bu.