"Hiç sinirlenmez miydiniz?"
"Tabii, ona karşı sürekli öfke duyuyordum."
"Bu öfkenizi ifade ediyor muydunuz?"
"Hayır ... Üvey annemin beni yetiştirme tarzına göre, sinirlenmeye hakkım olmadıgını düşünüyorum."
Reddedilmiş hissetmemenin bir yolu, hiçbir zaman yardım istememek, "zayıflığını" asla kabul etmemek, her türlü değişime karşı tek başına direnecek kadar güçlü olduğuna inanmaktır.
Kendimizi yalnız mı samyoruz? Çaresiz mi samyoruz? Yardıma hiç ihtiyacımız olmadıgmı mı düşünüyoruz? Yardıma layık olmadıgımızı mı düşünüyoruz? Sevilmedigimizi mi düşünüyoruz? Sevgiyi hak etmek için çaba göstermek zorunda oldugumuzu mu düşünüyoruz? Hiç ama hiç sevilmeyecek biri oldugunuzu mu düşünüyoruz? Bunlar, hücrelerimize dek işlemiş bilinçaltı inançlarıdır.
Çevreye ilişkin algılanmız, hücresel hafızada saklanır. Erken safhalarda çevreden gelen etkiler kronik olarak stres yüklü olduğunda, gelişen sinir sistemi ve PNl
süper sisteminin diğer organlan hiç durmadan, dünyanın güvensiz ve hatta düşman olduğuna dair elektriksel, hormonal ve kimyasal mesajlar alır.