Ebeveyn stres altındaysa, çözülmemiş bir endişe taşıyorsa veya karşılanmayan duygusal ihtiyaçtarla yanıp tutuşuyorsa, ebeveynin niyeti her ne olursa olsun, çocugun da kendisini yanyanayhen terk durumunda bulması muhtemeldir.
Ciddi hastalıklar geçiren yetişkinlerin, erken çocukluk döneminde duygusal yoksunluk çekmiş olması, tıp ve psikoloji literatüründe yer alan çarpıcı sayıda araştırma ile de dogrulanmaktadır
Bazı insanlara tuhaf gelse de, bu açıklama gayet anlaşılır aslında. İnsanlar ve bestedikleri hayvanlar, insanın frontal korteksinin kendi dil ve rasyonalite aygıtıyla gelişiminden çok öncesine dayanan müşterek beyin yapılanyla bağlantı
kurar. Hayvanlar ve insanlar beynin duygu bölümünü oluşturan limbik sistemleri üzerinden etkileşim kurarlar. İnsanların aksine, hayvanlar limbik beyinden -hem kendilerinin hem de sahiplerinin-gelen mesajlara karşı akıl almaz derecede duyarlıdır
Dolayısıyla, yetişkin bir insan açısından biyolojik stres, bir yanda sosyal güvenlik ve ilişki güvenliği ile diğer yandan sahici bir özerklik arasındaki hassas dengeye bağlıdır. Bu dengeyi bozan her şey, kişi farkında olsun olmasın, bir stres kaynağıdır.