Kabullenmeyi hayatınıza katın. Hayatınızdaki kişi sevmeyi bilmiyor olabilir ya da sizi artık sevmiyor olabilir. Bu hepimizin başına gelir. Bu noktada kabullenmeyi öğrenmelisiniz. İlişkiler her türlü riski barındırır, aldatılmak, terk edilmek ya da severek ayrılmak...
Sevgiliniz sizden ayrıldıktan sonra Ayşe’yle ya da Ali’yle birlikte olmuş, evlenmiş, çocuk
yapmış bunlar asıl mesele değildir. Siz onunlayken mutsuzdunuz. İşte asıl mesele bu. Bu sorgulama ve akıl yürütmelerde öncelik sizsiniz. Kendinize sorun: Siz bu ilişkide mutlu muydunuz?
Ya benden sonra başkasıyla birlikte olursa düşüncesine hapsolmaym. Vazgeçme aşamasında en korkutucu ihtimal diğer tarafın başkasıyla yeni bir ilişkiye başlamasıdır. “Bu kadar emek verdim başkasıyla mı olacak, başkasının elini mi tutacak?” diye hayal etmek bile kimine kâbus gibi gelir. Burada kendinize şu soruyu sormalısınız: Neden beni mutlu etmeyen birinin bir başkasını mutlu etme ihtimali bu kadar önemli?
İlişkide kontrolü tek bir tarafa vermemeniz gerekir. Gel deyince gel, git deyince git
diyen birine itaat etmeniz ilişkinizde ipin ucunu kaçırdığınızın göstergesidir. Sizin de bir hayatınız, istekleriniz ve hayalleriniz var öyle değil mi? Orta noktada durmayı öğrenmelisiniz o halde.
İnsan zihni her zaman bir şeyleri idealize etme peşindedir. Aslında size hiç uygun olmayan bir durumu sizin açınızdan çekilebilir bir hale getirmek için idealize ediyor olabilirsiniz.