Erkan Berk

Erkan Berk
@Skyfall963
" Memento mori..."
Bileklerimde kesikler, adını kazıdığım yerlerden kan sızıyor hâlâ. Her damla bir anı, her anı bir ceza. Kendime ettiğim bu savaşta kazanan yok. Yalnızca suskun aynalar, ve beni tanımayan bir yüz kaldı geriye. Geceye fısıldıyorum, “Beni al artık,” diyorum. Ama o bile beni duymuyor, çünkü ölüm bile benden korkuyor. Bir zamanlar kalbim vardı, şimdi bir mezar gibi boş. Bileklerimdeki çizgiler, yaşamakla ölmek arasında kalmış bir dua gibi. Ve ben — kendime her baktığımda, biraz daha siliniyorum hayattan. Belki de en sessiz intihar, yaşamaya devam etmektir.
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ki beklemek, en sessiz çığlığıdır insanın. Zaman akar da geçmez, dakikalar küflenmiş zincir gibi sarar bileklerini. Penceredeki ışık sönmez, ama içindeki umut çoktan kararmıştır. Bir adım atmak istersin, ama yüreğin toprağa çivilenmiştir. Her gece biraz daha eksilirsin, gözlerin uykunun değil, yokluğun peşindedir. Bir ses, bir nefes, bir iz beklersin, gelmeyecek o kişiden. Ve anlarsın sonunda: beklemek, ölmemekle ölmek arasındaki çizgidir. Ne tam yaşarsın, ne tam ölürsün; sadece çürürsün, sessizce, adını kimsenin bilmediği bir hüznün içinde.
Artık yaşamın sonundayım...
Artık yaşamın sonundayım, Ölüm kokusu sinmiş nefeslerime, Karanlık, damarlarımda dolaşan Tek sıcaklık gibi. Yollar bitmiş, Gökyüzü düşmüş üzerime, Dizlerimde gücüm yok, Gözlerimde ışık yok. Bir zamanlar “belki” derdim, Şimdi kelimeler bile bana ihanet ediyor. Dua etsem ulaşmıyor, Bağırınca bile yankım yok. Artık yaşamın sonundayım; Sevgiye, ışığa, yarına kapalıyım. Sadece sessizlik var yanımda, Sadece bitişin ağır kokusu. Adımı silin duvarlardan, Resmimi yakın hatıralardan. Ben artık yokum, Ve yok oluşumda bile Bir tek teselli yok. Geceler uzuyor, Ama ben artık geceye bile sığınamıyorum. Kollarım boşlukta çırpınıyor Ve hiçbir şey tutmuyor ellerimi.
Edebiyat
Seni inanmadığım Tanrıya emanet ediyorum, Çünkü benim ellerim artık tutamaz seni. Ne dualarım var sana ulaşacak, Ne de bir yolum var geri getirecek. Sana ait olan her şeyi Gözyaşlarımda yıkayıp Gökyüzüne savurdum; Belki orada daha az acıtır Bu yarım kalmış hikâye. İnanmadığım Tanrıya konuşuyorum şimdi, “Al onu, koru” diyorum, Benim koruyamadığımı, Benim sevip de saklayamadığımı. Seni inanmadığım Tanrıya emanet ediyorum, Çünkü gitmeyi seçtin Ve ben sana veda ederken Kendime mezar kazdım sessizce Ve biliyorum, Tanrı’ya inanmasam da Gökyüzüne baktığımda Senin gözlerin düşüyor aklıma. Rüzgârda adını duyar gibi oluyorum, Her sessizlikte nefesini arıyorum. Seni unutmamı bekleme, Çünkü unutmak,
Edebiyat