Cem Vardar

Cem Vardar

, bir kitabı okumaya başladı
Gabor Agoston
7/10 · 7 okunma
Reklam

Cem Vardar

, bir kitap okudu
Puan vermedi·304 syf.·
Beğendi
·
58 günde okudu
·
2026 7. kitabı
İlber Ortaylı
8.3/10 · 990 okunma
Evler üç tipe ayrılıyordu: "süflî"(tek kat), "fevkânî"(iki kat) ve "mükellef" (geniş büyük). Her ev ayrı bir hane olarak vergi ve nüfus tahrirlerine işleniyordu. 16. yüzyılda İstanbul'a gelen Schweigger bu konutları çok kötü ve ucuz binalar olarak niteler. Yüksek tabakanın konutlarında bile kalitenin yükselmesi İstanbul'da 18. yüzyılda görülen bir olaydır. Dar sokaklar ve çıkmaz sokaklar Avrupa'da da Yeniçağların bir olayı idi. Semtlerdeki suyolu, çeşme, hamam, mescid gibi tesisler mahalleli tarafından korunup onartılırdı. Konut bölgesinin bitiminde surlara doğru, eski Kostantinopolis'deki gibi kışlalar ve askerî alanlar yer alıyordu(Davutpaşa Kışlası).
Sayfa 264 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Din
Semtlerde sınıfsal bir nitelik pek görünmez. Gerçi Çarşamba, Süleymaniye ve Fatih medreselere yakın olduğundan "ulema semti" diye bilinirdi. Bununla beraber bütün geleneksel kentlerde olduğu gibi mekândaki farklılaşmayı sosyal statü ve gelir farklarından çok, dinî-etnik ayrımın belirlemesi keyfiyeti İstanbul'da da görüldüğünden böyle bir ayrım genelleştirilemiyor... Bütün geleneksel kentlerde olduğu gibi Osmanlı mahallesinde de fakir-zengin çoğunlukla aynı yerdedir. Mahalleler kentin bir dilimi olarak temelde birbirine benzer dokuya sahiptir. Ortada cami, okul ve hamam vardır. Mahalle nüfusu toptan bir cemaat sayılır. Bekârlar burada yaşamaz, İstanbul'da bekâr işçiler, iş bölgesi dahilinde "bekâr hanları"nda kalırdı.
Sayfa 263 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Şehir yerleşimi
Fetihten sonra şehir, eski Kostantinopolis örneğine uygun olarak 13 nahiyeye ayrılmıştı. Bu 13 nahiye içinde 219 mahalle yer alıyordu. Tabii mahalleler eski kiliselerin etrafında, yani eski ünitelerin bulunduğu yerde gelişti. İlk zamanlar camiye çevrilen kiliselerin etrafında yerleşilmiş, sonraları yeni yerleşmelerle bazı yeni mahalleler de doğmuştur. Mahalleler başlangıçta mescidin veya caminin adıyla anılıyordu. Fetihten sonraki yerleştirme süreci ve faaliyeti geleneksel şehrin tipik yerleşme kalıplarını büyük ölçüde bozmamıştır. 1455'te Kocaeli, Saruhan, Aydın ve Balıkesir'den sürgün usûlüyle İslâm cemaatleri getirildi.
Sayfa 263 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam