Şimdi siz mahkeme önüne çıkarılmamam, ama çıkarıldığıma göre mutlaka ölüme mahkûm edilmem gerektiğini, çünkü serbest kalırsam öğrettiğim her şeyi yapacak olan oğullarınızın istisnasız tümüyle mahvolacağını söyleyen Anytos'a inanmayıp beni serbest bırakarak: "Sokrates, Anytos'un dedikleriyle ikna olmadık ve seni serbest bırakıyoruz. Ama bir şartımız var! Bundan böyle bu araştırmalarına ve felsefe yapmaya son vereceksin, aksini yaptığın görüldüğünde de ölüme mahkûm edileceksin." diyebilirsiniz. Beni bu şartlarla serbest bırakırsanız, size yanıtım şöyle olur: "Atinalılar, sizi sayar ve severim, ama size değil tanrıya itaat edeceğim. Nefes aldığım ve gücüm yettiği sürece felsefe yapmaktan, nasihat vermekten ve size her rastladığımda gerçekleri göstermekten hiç vazgeçmeyecek, size söylemeye alışkın olduğum şeyleri söyleyeceğim. Ey mükemmel insan, gücü ve bilgeliğiyle bütün kentlerin en büyüğü ve en şöhretlisi olan Atina'nın yurttaşı olmana rağmen, sağduyuyla, gerçeklerle ve ruhunu daha iyi kılmakla hiç ilgilenmediğın ve uğraşmadığın hâlde, daha çok para, şan ve şöhret kazanmak için çabalamaya utanmıyor musun?"