Anne sarılması diye mucizevi bir merhem var; sancıları dindiren, dertleri olduğunda daha küçük gösteren.Kafanı o sihirli omuzlara koyar koymaz kolaylık makamı iniyor sanki üzerine, şifa yağmurları yağıyor. Rüzgar bile daha şefkatli esiyor hatta. Seni köpekler gibi dalayan derdine, bir kucak neşteriyle nahifçe meydan okuyor anne. Ahhh anneler keşke hiç ölmese....
Artık yeni insanları sevmekte güçlük çektiğin yaşlara geldiğinde, daha az müşkülpesent ve muhtemelen daha cesur olduğun yaşlarında bir yolunu bulup çok sevmeyi başardığın birini havaalanına bıraktıktan sonra, o dev ayrılık makinesinin kapısından çıkıp birkaç saat önce birlikte geçtiğiniz yollardan, bu defa tek başına elin kolun bomboş dönerken kuru ekmek gibi ufalanıyordu için.