Dur da bir bak ruhuna, içine bak.
Orada kımıl dayan yarayı fark et.
O yara orada durduğu için ve sen bir türlü yüzünü oraya çeviremediğin için, olup bitiyor bir çok şey.
Özgür olduğunu zannediyor fakat geçmişin hapishanesinde yaşıyorsun.
Eflatun’un mağarasındaki adamlar gibi gölgeyi hakikat, karanlığı yurt biliyorsun. Yüzleşmeden hakikat bulunmaz, acı çekmeden büyüyemezsin.