Galiba düşünürken bir şekil vermeye çalışmak yok da, onun için düşündüğümüz, yazar gibi düşündüğümüz şeyler bize güzel geliyor. Yoksa hakikatte de güzel değildir onlar. Çünkü şeklin bulunmadığı yerde, bütün düşünceler, sanki şekil varmış gibi -önceden, çok önceden varmış gibi- bir başka dünyadadır.
İlk okuduğumda yarım bırakmıştım. Zamanı değildi büyük ihtimalle. Yarım bıraktığım için “Acaba sevmediğim bir Neil Gaiman kitabı mı olacak?” diye endişe ediyordum. Ama karantina sayesinde bitirdim ve bayağı sevdim. :D