Homo sapiens'i diğer hayvanlardan farklı kılan ve bizi gezegenin efendisi konumuna yükselten bireysel aklımız değil, gruplar halinde hep beraber düşünebilmemizdir.
Bilimsel hakikate, merhamete, eşitliğe ve özgürlüğe riayet eden herkes laik dünyanın üyesi sayılır ve takkelerini, haçlarını, türbanlarını ya da alın boyalarını çıkarmaları için bir sebep yoktur.
Sağlıklı ilişkiler, duygusal, zihinsel ve hatta manevi derinlik gerektirir. Bu tür bir derinlik taşımayan evlilikler insanı hüsrana uğratır, yalnızlaştırır ve psikolojik açıdan baltalar.
Ahlaklı davranmak için doğaüstü bir varlığa ihtiyaç olduğu fikri ahlaka doğaüstü bir özellik yüklüyor. Niye ki? Doğal bir ahlak türü var. Şempanzelerden farelere, tüm sosyal memelilerin hırsızlık ve cinayete set çeken etik kodları var.
Elimizdeki bilimsel verilere göre, tüm bu kutsal metinler hayal gücü kuvvetli homo sapiens üyeleri tarafından kaleme alınmış. Atalarımızın toplumsal normları ve siyasi yapıları gerekçelendirmek için yarattığı anlatılar bunlar.