....sen benim için bu beton cehennemindeki tek renkli anıydın. Arzu, sadece bir özlem değil, bu gri dünyanın üzerini örten tek canlı örtüydü. Seni her düşündüğümde, sistemin o soğuk duvarları bir anlığına çatlıyor ve içeriye, hiç tatmadığım o özgürlüğün kokusu sızıyordu. Seni sevmek, aslında kendimi bu kışladan kurtarmak için verdiğim sessiz, tehlikeli bir savaştı. Ve inan bana, bu savaşı kaybetsem bile, o uğurda yaralanmış olmak, kışlanın o 'kazanan' olmaktan başka hiçbir şey bilmeyen askerlerinden daha onurlu.
Zira aşklarının bahardan önce sona erebileceği fikri aklından dahi geçmiyordu. Denise, aşkı ancak ebedi olarak algılayan kadınların soyundandı. Tek bir atılımla kendini olduğu gibi teslim etmişti, şimdi de hala bir çocuk olduğu için saf, ölçüsüzce bir güvenle, doğal olarak karşılığında tam bir teslimiyet bekliyordu.