Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
2024
İlk Yayın Tarihi:
1926
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Orijinal Adı:
Le Malentendu
ISBN:
9786254296550
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

4/10
·144 syf.·
2024 124. kitabı
...YANILGI... Karakterimiz Yves, o dönemin çokça yankı uyandıran savaştan sonra kendine bir tatil yapmak için seçtiği yerde -Hendaye'da- Denise ile tanışır. Romanın daha sonraki yerlerinde aralarındaki anlaşılmaz ilişki ilerle kaydederek garip bir vaziyet alır. Zira ben ilk sayfalar da her ne kadar normal ilerlemiş de olsam ki yazarımız bir kadın olmasına rağmen mesleğinin gereği olsa gerek biraz garip üsluplu cümleler, tabirler kullanmış yine. Ona rağmen okuyucu çok da sıkmadan ilerleyen bir romandı kendisi. Romanın devamında yine bir tatil dönüşü Paris'te de devam eden bu iki karakterimizin çelişkili sular altında yaşanan ve hiç yaşanmaması gereken bu ilişki kitaba -yanılgı- başlığını vermeye sebebiyet göstermiştir. Konumuzun aşk üzerine kurulmasından da belli olacağı üzere Aşk kavramının birçok eserde olduğu gibi bu eserde de tuhaf bir döngü etrafında kadın ve erkek tarafının üzerinde yaratmış olduğu psikolojiye değinir. Nasıl değinmesin ki altüst etmiş karakterimizi, daha doğrusu alt üst etmekle kalmamış (zaten ne zaman kaldı ki:) tahmin edileceği üzere saçma sapan düşüncelerle yolunu yürümesine neden olmuştur. Bu arada atladığım çok önemli bir detay da var ki ana karakterimiz olan Yevs'in karşı koyamadığı sevdiceği evli bir kadın ve çocuklu... Her ne kadar kitaplarla kavga etmeyi sevsem de yazarımız bir kadın. Kendi döneminin vermiş olduğu o buhranlığı da kitabında hissettirerek ele almış bir eserdir bu. Ama bu durum, tabii ki de böyle bir olay örgüsüne mahal vermiyor da olabilirdi. (Yani en azından ben öyle düşünüyorum) Hatta ve hatta çok önemli bir detayı da atlamış bulundum ki.. ana karakterimiz Yves aslında kadından yaşça küçük bir çocuk. Evet! Çocuk.. ahh Yevs! Olay örgüsünü okurken hangi karakteri kızacağımı şaşırdım kadının büyük olmasına mı yanayım
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma
6/10
·144 syf.··
2025 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 09:07
Henüz küçük bir çocukken Bolşevik isyanından kaçarak ailesi ile birlikte Fransa'ya gelen yazar , genç kız olduğu sıralarda birinci dünya savaşının etkilerini yaşarken Yanılgı adlı bu kitabı kaleme almış. Romanda, savaşın etkilerini üzerinde taşıyan genç bir asker ile evli bir kadının yasak aşkını konu edinmiş . Psikolojisi biraz bozuk olan ve içine kapanık olan gencin, içinde bulunduğu bu ruhani durumun, ilişkisine olan etkisini, ilginç ve karmaşık bir hale getirişini anlatmış. Genç adamın psikolojik halini anlayamayan ve ilişkiye tamamen kendi penceresinden bakan kadın bu gelgitli ilişkinin istemeden bitmesine sabep olmuş. Hikâyede kadının evli ve çocuklu olması kadını hiç rahatsız eden bir durum değil ayrıca kendi annesi bile bu durumu son derece normal karşılıyor hatta sevgilisini kendisine daha cok nasıl bağlayabilir diye taktikler veriyor. Ama biz hikâyede o dönemin insan üzerinde yarattığı etkilerini genç adamın tarafında görebiliyoruz. Yasak bir ask hikayesi üzerinden psikolojik bir kitap olduğunu düşündüğüm "Yanılgı" oldukça sürükleyici bir tarzda yazılmış, hoş ve biraz da ibretlik bir hikâye.
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma
"Erkekler fazla sevilmek istemezler"
Puan vermedi·144 syf.··
2024 4. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2024 04:06
Başlangıcından klasik bir yasak aşk hikayesi olacağını düsündüm ama aslında kitap kısa olmasına ragmen düsünceler cok derin yansıtılmis bence, karakterleri anlayıp aynı seyleri hissedebilirsiniz okurken hele Denise'i takıntılarıyla kendimin yerine koyduğum cok oldu. Açıkçası aşka dair garip ve realist bi bakış acisiyla yazilmis ve bi 90'lar filmi havasında okunur. Erkekler o zamanlar da cok farklı degilmis aslında "Erkekler fazla sevilmek istemezler" oldukca fazla yansıtılmis Yves Denise'nin aşkından eminken ondan bıkarken bunun kendine özel olmadığını görünce o aşkın degerlenmesi gerçekten o kadar cok sey gosteriyor ki basli basina. Denise telefon basinda gün boyu arama beklerken Yves onu gün icinde bir kez bile düsünmedi. Gercekten insanların ask tanımlarının farklı olduğunu düşünüyorum umarım herkes kendi ask tanımına uyan iliskiler yasarlar aksi halde herkes cok aci cekiyormus bu kitap da bir örneği...
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2025 23:48
Bu kitap uzun uzun konuşmuyor, bağırmıyor, drama kasmıyor. Ama insanı öyle bir boşlukta bırakıyor ki, ne düşüneceğini bilemiyorsun. Sanki iki karakteri bir odaya koymuşlar, anahtarı da içeri atıp dışarıdan kapatmışlar. Konuşmuyorlar, kaçamıyorlar, anlamıyorlar... biz de dışarıdan izliyoruz. Kadın duygularını gömmüş, adam sevdiğini sanıyor. Oysa iki tarafta da gerçek bir yüzleşme yok. Belki de baştan beri birbirlerine değil, kendi içlerindeki boşluğa tutulmuşlardı. Nemirovsky çok ses çıkarmadan yazıyor ama ne yazdığını iyi biliyor. Her cümle sakin ama isabetli. Sanki bir yazar değil de, insanın içinde yıllardır konuşmayan bir iç ses anlatıyor hikâyeyi. Bu kitapta ne mutlu son var, ne net cevap. Ama şu var: "Yanlış anladım" demek bazen çok geç kalmış bir cümle olabilir.
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
Yanılgı / Irene Nemirovsky Yazarın hayatı aslında başlı başına bir roman gibi. Çehov’un hayatını yazdığı bir romanda duymuştum ilk kez ve mutlaka okumalıyım demiştim böyle bir ismi. Irene, Ukraynal’da Yahudi kökenli bir ailenin kızı olarak dünyaya gelir. Bolşevik Devrimi’nden sonra Fransa’ya yerleşirler Edebi çalışmalarının dikkat çekmeye başladığı sırada bu kez de N*zilerin kıskacına takılır ve Auschwitz imha kampında acı bir şekilde son bulur hayatı, 39 yaşındayken henüz. Ölümünün adından yıllar sonra kızları verdikleri bir röportajda bu eserlerin okunmasının edebi bir kazanım olması dışında tarihi bir hesaplaşma olduğunu da vurgularlar. N*ziler gerçek anlamda yok edememişlerdir onu, eserleri ölümsüzdür nasılsa. İntikam değilse de bir zaferdir bu. Yanılgı’da da bu sancılı süreçlerin izlerini görüyoruz. Henüz ilk romanıdır ve 23 yaşındadır Irene. ** Büyük Harp sonrası Fransa’sına gidiyoruz, 1920’li yıllara. Bir yanda savaşta duygusal açıdan sakatlanmış, her türlü yokluk ve ölüme tanıklık etmiş genç bir erkek; diğer yanda jet sosyete olarak anılan ve paraya para demeyen sınıfın temsili genç ve evli bir kadın, bir anne. Denise ve Yves. Bir yaz tatilinde tanışırlar ve aşık olurlar birbirlerine. Aşklarında görmezden gelmeye çalıştıkları toplumsal uçurum her geçen gün kendini daha da fazla hissettirmeye başlar. Kadın ve erkeğin doğasından kaynaklanan farklılıklar da eklenince aşk bir dengesizlik haline sebep olur. Ve öyle bir şey olur ki, bu tutku zinciri ya daha da kenetlenecektir ya da ilelebet ayrılacaktır birbirinden. Benim bir fikrim var ama aşk mı bir “Yanılgı”mıdır yaşananlar, buyrun siz karar verin. Renaudot Edebiyat Ödülü’ne değer görülen eser kırka yakın dile çevrilmiş ve beyaz perdeye de uyarlanmıştır. Zweig novelları
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma
Puan vermedi
Kısa ama etkili bir eserdi. Yves ve Denis'in yolları bir tesadüf eseri Fransa'nın güneyinde Bask diyarının bir beldesi olan Hendaye'da kesişir. Yves 1.Dünya Savaşı sonrası statüsünü yitirmiş , eski neşesini kaybetmiş genç bir adam , Denise ise bir girişimciyle evli olan burjuva kadınıdır. Bu iki farklı dünya bir gemi seyahatinde tanışır ve 2sinin de ruh dünyaları belki birbirilerine itiraf etmeseler de yaşayacaklarının içten içe farkındadır. 2 zıt yöndeki ruh nasıl oldu da ortak bir noktada birleşti ? Belki fedakarlık , belki çaresizlik onları buluşturdu. Yapılan yanlış tercihler sonucu, kaybettikleri umutlarını birbirlerinde bulmak istediler belki de. Yves depresif Denise bir o kadar neşeli. Aslında Denise üzerinden alabileceğimiz mesaj içimize sinmeyen şeyleri bir zaman sonra değiştirecek cesaretimiz olmadığı için onu sadece baskılamaya olan eğilimimiz olabilir. Konfor alanından çıkmadan aranan ufak heyecanlar bambaşka yollar açabilir. Keyifli okumalar.
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma
4/10
·144 syf.·
2026 1. kitabı
Yazarın 23 yaşında yazmış olduğu ilk romanı. Benim de yazar ile tanıştığım ilk roman iki kişinin arasında geçen bir hikaye farklı bir bakış açısı yaratıyor biraz boşlukta da bırakıyor ama tabi okunabilir.
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma
8/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2026 22:03
Roman Fransa’nın güneyinde bir tatil beldesinde başlar. Yves Harteloup doğaya ve sessizliğe hayran bir adamdır. I. Dünya Savaşı’nda yaşadıklarını unutmak ister gibidir; denize bakışı, havaya takılışı, kendi kendine “Hava çok güzel” deyişi aslında içindeki yarayı bastırma çabasıdır. Yves savaş sonrası eski konumunu kaybetmiş, hayatla boğuşan bir adamdır. Bir gün Yves Harteloup, arkadaşı Jessaint’le karşılaşır. İki dost, eski günlerden konuşurken yanlarına gelen Jessaint’in karısı da Denise sohbete katılır ve böylece çekim başlamış olur. Denise Jessaint hayatı boyunca gerçek bir yoksunluk yaşamamış bir kadın. Varlıklı bir aileden geliyor, konfor içinde büyümüş, sonra da başarılı bir adamla evlenmiş. Güvende ama içi tam dolu değil. İşte tam bu noktada Yves Harteloup hayatına giriyor. Savaştan çıkmış, eski statüsünü kaybetmiş, gururu yaralı bir adam. Denise başta onu zengin sanıyor. Hatta o güçlü, karizmatik, dünyayı görmüş hali Denise’i büyülüyor. Fakat zamanla gerçeği öğreniyor: Yves borç içinde, zor durumda, tutunmaya çalışan biri. Aralarındaki sınıf farkı o andan sonra görünür hâle geliyor. Denise bir yerde “Keşke zengin olsaydı” diye düşünürken, Yves’in içinden geçen cümle tam tersi oluyor: “Keşke fakir olsaydı.” Çünkü Denise hayatın sert tarafını hiç bilmemiştir. Denise Yves’e âşık oluyor ama bu aşk dengeli değil. Denise sürekli soruyor: “Beni seviyor musun?” Yves asla net cevap vermiyor. Sessiz kalıyor, konuyu değiştiriyor, kaçıyor. O suskunluk Denise’i daha da saplantılı hâle getiriyor. Onun susması Denise’in içindeki boşluğu büyütüyor. Denise o kadar Yves’e odaklanıyor ki üç yaşındaki kızını bile ihmal etmeye başlıyor. Çocuğu ikinci plana düşüyor. Çünkü Denise için artık merkezde Yves var. Onu anlamak, yanında olmak, kaybetmemek. Ama ilişki sağlıklı değil. Yves
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2025 7. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2025 19:32
Irène Némirovsky ‘nin ilk romanı. 23 yaşında yazdığını dikkate aldığımda her ne kadar bana hitap etmemiş olsada saygı duydum. Irène Némirovsky’nin gerçek yaşam hikayesi dikkatimi çektiği için ilk kitabından başlayarak tüm eserlerini okumayı arzu ettim. Açıkçası beni bir yerden sonra epeyce sıktı. Konu aslında artık klişe haline gelmiş bir yasak aşk hikayesi, fazlaca merak uyandıran akıcılığa katkı sağlayan unsurlar bana oldukça zayıf geldi. Kurgu da olsa yasak aşkın taraflarından olan kadının kocasının durumla ilgili farkındalığının hiç olmaması, her arzu ettiklerinde aşıkların bir araya gelmesi hayatın olağan akışına aykırı hissi uyandırdı.Aşk hikayesi sevenlere hitap edecek bir yapıt.
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma
6/10
·144 syf.·
2025 119. kitabı
Yazarın ilk kitabı, benim de yazardan okuduğum ilk kitaptı. Yves ve Denise üzerinden ilerleyen bir yasak aşk okuyoruz. Öncelikle bu ilişkinin başlangıcı çok aceleye getirilmiş gibiydi. Erkeğin ilk görüşte âşık olmasını güzel bir şekilde işlemiş, o duygu geçişlerini güzel aktarmışken kadının nasıl bir anda kocasını ve çocuğunu geri plana atarak bir aşk yaşama isteğinin oluşmasını yazar geçiştirmiş. Kitap boyunca da bu geçiştirmenin izlerini görüyoruz aslında. Erkek daima geri planda kadın ise erkeğin üstüne düşen, aşkını söylemekten çekinmeyen ancak erkekten de böylesi bir aşk itirafı alamayan bir konumda. Kadın bu aşk karşısında gittikçe alçalırken erkek tarafında böyle bir alçalma söz konusu değil. Aslında arada bir aşk var mı, buna aşk diyebilir miyiz bilemiyorum. Aşktan çok bir tutku, ulaşılamayacak olana duyulan istek olarak adlandırmak çok daha doğru. Uzun lafın kısası yazarın erkeklerden taraf olduğu, kadını hor gören anlatımı beni rahatsız etti. Karakter analizleri için okunabilir ama onun haricinde çok da lazım bir kitap değil. Aldatmanın aşk olarak masumlaştırıldığı kitapları zaten sevmiyorum ama bunun yanı sıra yazarın tutumu da beni rahatsız etti. Tavsiye etmem.
1000Kitap
YanılgıIrene Némirovsky · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024689 okunma

Yazar Hakkında

Irene NémirovskyYazar · 12 kitap
Irene Nemirovsky, 1903’te Kiev’de doğdu. Ekim Devrimi nedeniyle ailesi Fransa’ya göç etti. 1926’da ilk romanı Le Malentendu’yü (Yanlış Anlama) yayımladı. İkinci kitabı David Golder’le meşhur oldu. Bunu diğer kitapları izledi. Ama İkinci Dünya Savaşı kopmuştu. 13 Temmuz 1942’de Irène Némirovsky Fransız jandarması tarafından tutuklandı, Pithiviers Kampı’na kapatıldı ve sonra da nakledildiği Auschwitz’de 17 Ağustos 1942’de öldü.