Ah, o soğuk, buz gibi, sert, korkunç Ölüm, kur hükümdarlığını burada, hâkimiyetindeki tüm dehşetlerle sar etrafı, burası senin tahtındır! Ancak sevilen, sayılan ve onurlan-dırılan birinin saçının tek teline bile dokunamaz, çehresine el süremezsin. El bırakıldığında olanca ağırlığıyla düşmüş, kalbi ve nabzı artık atmıyormuş ne gam, o el eskiden açık ve cömertti, o kalp içten ve sıcaktı, o nabız insanca attı ya, odur önemli olan. Vur, gölge! Vur ki yaşarken yapılan iyilikler açı-lan yaralardan aksın, dünyaya ölümsüzlük saçsın!
Ölke, bir duruma ara verebilme ve yeni bir durumun ortaya çıkabilmesine izin verme yetisidir. Öfke her geçen gün, radikal bir değişime sebebiyet verebilmekten oldukça uzak olan kızgınlık veya gerginliğe boyun eğmektedir.