"Umutsuzluk ve karamsarlık, karanlıklara ışık tutamamak, karanlıklardan kaçmak, karanlığın üstüne gidememek, onunla savaşamamak bilgisizlikten, inanamamaktan geliyor. Bilgili, olgun, gerçek aydınlar umutsuzluğa düşmezler. Umutsuzluğun üstüne çıkarlar. 20. Yüzyıl insanoğlu için umutsuzluk yüzyılı olamaz. Bunu iyice bilirler, bunu bilmek, buna varmak sağlam bir kültüre yönelmekle olur. Sağlam bir kültüre varmış gerçek aydın kişi, olayların karşısında apışıp kalmaz, geriliğin yokluğun çaresini bilir, bulmuştur. Çaresini bildiği, korkmadığı, kendine inancı, dünyaya, insanlara yüz yılımıza inancı olduğu için de savaşa atılır. Umutsuzluğumuz, karamsarlığımız, korkumuz derdi keşfedip onun karşısında eli kolu bağlı kalmamız, yarım aydın bencil bilgisiz oluşumuzdandır.
Umutsuzluk geri kafalılıktan, düşünememek ten doğar"