Bayan McGivney...
Hayatın tam kenarında yaşadığı için, umudu da, korkuları da, işi de, eğlencesi de olmadığı için onu hiçbir şey aşındırmamış gibiydi. Ebediyen genç ve acayip kalacaktı. Hayalet gibi...
Hissettiğim öfke doğrudan anneme yönelik değildi ama ona bunu söyleyememiştim. Çünkü ikimiz de çok bozulmuştuk. Benim öfkem kapitalizmin kaçınılmaz etkisi olan haksızlıklara karşıydı. Çünkü eğer karşısında görece yoksulluk olmasa servetin anlamı kalmazdı. Kendi çöpünüzü kendiniz çökeceksiniz, yerleri kendiniz sileceksiniz, sebzelerinizi bostandan kendiniz toplayacaksınız, çimlerinizi kendiniz biçeceksiniz, kendi savaşlarınız da kendiniz öleceksiniz... O zaman zengin olmanın Ne keyfi kalır. Fakir insan olmalı ki zenginler kendi başarılarını onlara bakarak ölçsünler...