Gizemli,sırlarla dolu yazarın çocukluk günlerini çok samimi anlattığı, naif ve bir o kadar da duygu yüklü bir roman. 1930’lu yılların sonu ve 1940 yıllarının başında Amerikanın yoksul bir kasabasında geçen günlerinin öyküsünü, çocuğun masum bakışıyla okuyucuya sunuyor. Malum büyük buhran ve ikinci Dünya savaşının insanlara etkisi çok net hissediliyor.
Trevanian mahlaslı yazar her ne kadar Amerikalı olsa da tam bir Amerikan emperyalizmi düşmanı, sosyalist, dolayısıyla güzel insandır. Geçen yılda beni en çok hüzünlendiren ve çocukluk anılarımı tekrar zihnime dolduran kitap bana göre kesinlikle okunmalı.
İnci SokağıTrevanian · E Yayınları · 2008290 okunma
Kitap romandan çok otobiyografi gibi veya günlük gibi. Akıcı değil. Merak ettirici değil. Aşırı betimleme var. Kitabı sevenler illaki olacaktır. Çünkü tarzı bülbülü öldürmek veya çanlar kimin için caliyora benziyor. Ben onları da begenmemistim. Ama onları beğenen bu kitaba şans verebilir.
İnci SokağıTrevanian · E Yayınları · 2008290 okunma
insanın kişiliğinin çocukluğunda yattığını düşünenlerdenim ben. trevenian'ı trevenian yapan, hayatının ilk yıllarının izini film seyreder gibi seyrediyoruz trevenian'ın gözleriyle bu kitapta. yani evet, inci sokağı bir otobiyografik roman olma özelliği taşıyor ve yazarın hayatının ilk yıllarını (amerikanın 1930'lu yıllardaki ekonomik buhrana denk geliyor) anlatsa da ne yazık ki son kitabı. bitirdiğimde elimdeki her şeyi kaybetmiş gibi hissetmiştim. Not: Günümüzde herkesin ağzına doladığı 'IQ'su ayakkabı numarasını geçmeyen insan' tabirini ilk burada duymuş ve yazara milyonuncu kez hayran olmuştum
İnci SokağıTrevanian · E Yayınları · 2008290 okunma
Bazı kitaplar vardır, duygusal bir yaşanmışlık izi bırakır, okurken kitabın konusunu. yaşamış gibi hissedersiniz ve yıllar sonra bile kitabı hatırladğınızda o duygu hissedilir... kocası tarafından terkedilmiş, sağlık sorunları olan sıradışı bir annenin 2 çocuğunu çok az parayla elinden geldiğince nitelikli bir şekilde büyütme çabalarını büyük çocuğun anlatımıyla okuyoruz... arka planda savaş ve sonrası ekonomik buhran, yoksulluk... kitabın sonunun daha iyi olmasını dilerdim... okumaktan çok keyif aldığım bir Travenian kitabıydı... Şibumi, Katyanın yazı ve inci sokağı... evet yazarın kitaplarının sıralaması, zira okuduğum diğer kitapları vasattı bana göre
İnci SokağıTrevanian · E Yayınları · 2008290 okunma
Rodney William Whitaker ya da nam-ı diğer Trevanian. Son zamanlarda bir şeyler yazmaya devam etmek için kendimi motive etmeye çalışıyorum. O yüzden okumaktan büyük zevk aldığım yazarların bazı kitaplarını tekrar okuyarak okuma tempomu korumayı, okumaktan zevk almayı ve en önemlisi de yazabilmek için ilham ve örnek almayı istiyorum.
Trevanian bir romancı olarak benim için çok önemli bir yere sahip. Onun satırlarını okurken adeta kendimi hikayenin içinde hissediyorum. Betimleme gücü o kadar yüksek ki; sizi o şehrin sınırları içine sokuyor, o şehrin havasını soluyorsunuz, sokaklarında yürüyorsunuz, insanlar sanki karşınızda. "İnci Sokağı" romanının ayrı bir özelliği var. Otobiyografik öğeler taşıyor olması. Yaşlılığında kızının yardım etmesiyle yazdığı kitaplardan.
Trevanian takma adını genellikle polisiye ve macera romanlarında kullanıyordu. Yayıncıları özellikle kitaplarını bu isimle yayınlaması için de baskı yapıyordu. Ömrü boyunca toplumdan kendini gizlemesi, şöhreti bir kenara itmesi. Üniversite hocası olarak sessiz ve sakin bir hayatı tercih etmesine her zaman büyük bir hayranlık duydum.
Amerikan Edebiyatının en sevdiğim dönemi 1900'lü yılların başından II. Dünya Savaşı'na kadar ki olayları ve yaşanmışlıkları anlatan dönemidir. Jack London, John Steinback ve Upton Sinclair o dönemlerde hem yaşamış hem de gözlem yetenekleri ile çok güzel kitaplar yazmışlardır. Ursula Le Guin, Harper Lee, Saul Bellow gibi yazarlarda o dönemlerde çocukluklarını yaşamalarına rağmen anılarıyla beraber çok iyi eserler ortaya çıkarmışlardır.
Trevanian'da bu eserinde 1931'den 1945'e kadar ki dönemi anlatıyor. Birinci ağızdan yazılan bu eserde aslında kahramanımız Jean-Luc Lapointe yaşlanmış haliyle bize gençliğini anlatıyor. Baktığımızda aslında Trevanian'ın da gerçek doğum tarihi
Yorum yapmak çok zor. Dili çok iyi. 19.yy Amerikası; bir çocuğun gözünden yoksulluk tablosu resmedilmiş. Küçük insanların "Büyük Amerikan Rüyası". Kurgu, yazım dili etkileyici.
Çok değer verdiğim biri demişti ki bu kitaptaki anlatıcıyla ilgili, "Başından beri dik duran bir çocuk." Sanırım çok doğru bu söz. Trevanian'ın kendi çocukluğunu anlattığı, en azından çocukluğundan izler taşıyan bir roman. Bir çocuğun gözünden insan duyguları, psikolojisi, çelişkileri, gel gitleri...
Kahramanın gözünden yargısız bir şekilde farklı karakterlerin iç dünyasını gözlemliyoruz.
Örneğin kitaptaki baba. Son anına kadar değişmeyen, yaptıklarından veya yapmadıklarından dolayı pişman olmayan ve her ne olursa olsun, her şeye rağmen değiştirilemeyecek "baba olduğu" gerçeği...
Özellikle çocuğun annesini çözümlerkenki tarafsızlığı çok etkileyiciydi. Bir yandan da anne rolü üzerinden, onca şeye rağmen duygusal seçimlerimizdeki tezatlık da tokat gibi vuruluyor yüzümüze. Biraz düşününce sadece bu kitapta bahsedilen kadın değil, birçoğumuz bilinçsizce bu yönde tercihte bulunuyoruz sanırım. Bu durumu özetleyen bir kısmı kitaptan alıntılayarak nokta koymak istiyorum. İyi okumalar...
#174767276
Öncelikle Trevanian kesinlikle okunması gereken bir üstat. Hangi kitabını elime aldıysam bırakmak çok zor oldu.. derler ya bir solukta diye işte o tarz yazan bir üstat..
Kitaba gelince gerçekten muazzam akıcı bir dil ile yazılmış. Adeta yaşıyorsunuz, o zamanlarda sanki oradasınız veya bulunmuşunuz ve o yeri biliyorsunuz gibi.. İnci sokağı yazarın kendi çocukluğunu anlattığı annesi ve kız kardeşi ile ne zorluklarla ne umutlarla geçirdiği bir dönem.. Kitap bittikten sonra bir boşluk oldu sanki.. keşke bitmeseydi dediğim nadir kitaplardan. Alıp okumanızı öneririm..
İnci SokağıTrevanian · E Yayınları · 2008290 okunma
Kitaptaki ‘Ben’ isimli karakter fazlasıyla ilgimi çekti. Onun yaşadıkları, düşündükleri, hayat felsefesi kesinlikle başka bir romanın konusu olabilirdi.
İnci SokağıTrevanian · E Yayınları · 2008290 okunma
Kitabın orijinal ismi" The Crazy Ladies of Pearl Street ". Roman babası tarafından ikinci kez terk edilen Jean-Luc Lapointen'in annesi ve kız kardeşi ile İnci Sokağına taşınması ile başlıyor.Bu sokakta yaşayacakları sekiz yılı ve hayatta kalma mücadelelerini anlatıyor altı yaşındaki kahramanımız. Kitaptaki kadın karakterler gerçekten çılgın. Jean'in en sevdiği öğretmeni bayan Cox, eşinin dükkanının arkasında güzellik salonu işletip fal bakan aynı zamanda mahalle dedikodusu toplayan bayan Kane, tuttuğu şeye yapışan bayan Meehan, hasta kocasına bakıp kahramanımızla yalnızlığını gidermeye çalışan bayan McGivney ve bir yandan sağlık sorunlarıyla mücadele ederken diğer yandan çocuklarını iyi bir şekilde yetiştirmeye çalışan anneleri.Anneleri çocuklarını iyi yetiştirmeye çalışır çünkü onları geleceğin sigortası olarak görür,oysa bu kahramanımızda büyük bir baskı oluşturmaktadır. Tüm bunların üstüne bolca yoksulluk, ekonomik kriz ve savaş yılları işleri iyice içinden çıkılmaz hale getirir. Kitap Trevanian'ın diğer kitaplarına göre akıcı olmamasına rağmen okunmaya kesinlikle değer. Trevanian okumaya başlayacaklar için öncelikle Şibumi ve Katya'nın Yazı kitaplarını tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Rodney William Whitaker, (doğum 12 Haziran 1931, New York - ölüm 14 Aralık 2005 İngiltere) ABD'li yazar. Romanlarında genellikle Trevanian takma adını kullandığı için bu isimle tanınır.
14 Aralık 2005'te 74 yaşında hayata veda etti. İngiltere'nin batısında adı açıklanmayan bir kronik akciğer hastalığı tedavisi gören Whitaker, 15 Aralık'ta toprağa verildi. Vasiyetine uygun olarak mezarının yeri açıklanmadı.
"Trevanian" adıyla yazdığı casusluk ve macera romanlarıyla ünlenen Rod Whitaker, kendi adının dışında, "Nicholas Seare" ve "Benat LeCagot" gibi birçok takma isimle değişik konularda eserler yayımladı.
Katya'nın Yazı, Şibumi, Hesaplaşma, Yirminci Mil Türkçe'ye çevrilen ve en bilinen kitapları. Kitapları dünyada milyonlarca basılan Whitaker, yaşamı süresince hiç ortaya çıkmayarak kendisini gizledi.
Şibumi (Shibumi) adlı macera romanı dünyada satış rekorları kırmıştır(Şibumi). Yazarın Yayımlanmış 10 kadar romanı 5 milyonun üzerinde satış yapmıştır. Türkçe'ye İnfazcı adıyla çevrilen ilk romanı The Eiger Sanction, ünlü oyuncu / yönetmen Clint Eastwood tarafından sinemaya kazandırılmış ve çok başarılı performans sergilemiştir.