7,9/10  (11 Oy) · 
38 okunma  · 
8 beğeni  · 
506 gösterim
Şibumi, Katya'nın Yazı'nın gizemli yazarı Trevanian, 15 yıllık bir sessizlikten sonra Yirminci Mil'de ortaya çıktı. Özgün kurgusu ve çarpıcılığıyla görkemli bir geri dönüş yaptı. Bu kez Vahşi Batı'ya yöneliyor, silahşör efsanesini kendine özgü bir gerilim ve heyecanla anlatıyor.

Tüm zamanların en usta yazarlarından birinin eseri olan bu kitap, Vahşi Batı'yı efsaneleştiren yüzlerce kitap ve filmden daha karanlık ve karmaşıktır. Trevanian "western" türüne özgü bütün geleneksel malzemeyi kullanarak sürükleyici bir kitap ortaya çıkarmış.

Ayrıca kitabın sonunda, bir düşün - Batı'nın Sonsuz Çayırları'nın - geçen yüzyılın sonunda nasıl tarihe karıştığına tanık oluyoruz.

Fakat bütün bunları okuyucuyu saran bir sürükleyicilik ve inanılmaz rastlantıları geleneksel bir tarzda toparlıyor. Ayrıca bir düşün sonunu - sonsuz Batı - yüzyılın sonunda keşfediyor.

Genç, gizemli bir yabancı "hiçbir yerin" ortasından tükenmekte olan Yirminci Mil kasabasına gelir. Kendini yavaş ve sezdirmeden kasaba halkına kabul ettirirken sorular çoğalır ama yanıtlar çok azdır. Ardından üç yabancı daha gelir, Tanrı'nın unuttuğu bu kasabaya. Özellikle biri Batı'nın gördüğü en vahşi ve acımasız adamdır...

Trevanian, romanı usta bir dokunuş ve sarıcı bir yetenekle, görülmemiş bir sonla noktalıyor.

İnsanı okumaya zorlayan, sayfaları hızla çevirten bir kitap. Amerikan efsanesinin arkasındaki acımasız gerçekleri ve acı yalanları gerçekçi bir anlatımla sergiliyor.
  • Baskı Tarihi:
    2000
  • Sayfa Sayısı:
    288
  • ISBN:
    9789753901499
  • Orijinal Adı:
    Twenty Mile
  • Çeviri:
    Şen Süer Kaya
  • Yayınevi:
    E Yayınları
  • Kitabın Türü:
Hatice Çakır 
20 Oca 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yazar bu romanıyla bizlere sunulan Vahşi Batı efsanesinin cilasını öyle almış ki, dezenformasyonun hala iş başında olduğunu görünce mideniz bulanıyor. Amerikan rüyasının bir yalandan ibaret olduğunu gören göçmenlerin hayal kırıklıkları, çaresizlikleri ve sömürülmeleri o zaman nasılsa, günümüzde de devam ediyor. Bu evrensel soruna, bu iç acıtan öyküyle parmak basması yazarın gözümdeki değerini daha da arttırdı

Mona Roza 
11 Şub 15:09 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 9/10 puan

Trevanian' ın daha önce okuduğum kitabı Şibumi'den etkilendiğimden dolayı bu kitabını da okumaya karar verdim.
Yirminci Mil, Şibumi'ye göre farklı türde bir kitap olması dolayısıyla başta şaşkınlığa uğradığım doğrudur. Ama tabii ki yazarın üslubu beni kitabın içine yine aynı heyecanla çekti diyebilirim. Bu arada Yirminci Mil, Western yani vahşi batı türünde yazılmış ve benim de bu türde okuduğum ilk kitap olması dolayısıyla bu türdeki kitaplarla karşılaştıramayacağım. Ama bu türü bu kitapla beğendim.
Kitap; gözden uzak, duyulmamış bir kasabada geçiyor ve o kasabada yaşayan insanlar sanki hepsi tesadüf eseri oraya yerleşmiş izlenimi veriyor yazar. Yalnızca 18 yaşlarındaki bir genç ve onun ardından 3 kaçık sonradan kasabanın durgunluğunu değiştiriyor. Bu insanların psikolojisini, kasabalıların birbirlerinden sakladıklarını aslında kötü insanların da içinde bir miktar iyiliğin olduğunu görüyoruz bu kitapta. Kitapta geçen tarih 1898 senesi ve bu senelerde kitaptaki karakterlerin diyaloglarından da anladığım kadarıyla Amerika' ya göçmenlerin gelmesiyle yaşanan sorunların olması, yerlilerin bu durumdan şikayetçi olması gibi durumları görüyoruz. Aslında kitap vahşi batının yanında siyaseti de işliyor ve yazar kitap aracılığıyla bu konudaki düşüncelerini okura aktarıyor.
Kitabı beğendim fakat yazarın daha önce hiçbir kitabını okumadıysanız bu kitabından başlanılmamasını tavsiye ederim. Çünkü kitapta yaşanan olaylar, insanların birbiri üzerinde uyguladıkları iğrenç durumlar sizi yazardan uzaklaştırabilir ve bir daha okumak istemeyebilirsiniz. Tavsiyem öncelikle Şibumi kitabını okumanız. Ben Şibumi' den sonra bu kitapta yaşananları "olabilir" gözüyle baktım. Keyifli okumalar dilerim...

Kitaptan 2 Alıntı