Suleyman Guzel

Suleyman Guzel
@Slymngzl
Gazeteci - Yazar - Tiyatroda ( Oyun Yazarı, Yönetmen, Actor)Sanatın her alanında aktif çalışmalar yapıyor. GENÇDER Uluslararası Gençlik Kültür ve Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı
Sanatçı
Yüksek Lisans
Antalya
İzmir
22 okur puanı
Ağustos 2024 tarihinde katıldı
ÜÇKAĞITÇI MELEKLER 2 KURBANLIK
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
Korku, gerilim ve macera arayanlar mutlaka okumalı... Alıntı: Yol kenarında büyük bir ladin ağacının altında biri oturuyordu. Arabayı durdurup, kim olduğuna bakmak istedik. Saçı sakalı birbirine karışmış, üstü başı pejmürde, elbiseleri paramparça bir gençti. Nazmi arabadan inip konuşmak istedi lakin gariban korkmuş olsa gerek kaçmaya başladı. Nazmi arkasından seslendi; Kelek Nazmi: Hey dur kaçma! Biz sana zarar vermeyiz! Dese de durmadı ormana doğru kaçtı. Nazmi geldi, yola devam ettik. Artık köye girmiştik. Dağ, bayır koyun, kuzuydu burada “tamamdır bu iş’’ dedim. Sizi hain, hokkabazlar sizi! Böyle cennet bahçesi bir yer bulmuşsunuz garip köylüleri, saf insanları, çarka koyup çevirdiniz demek, sorarım ben size!… Köy meydanına geldiğimizde arabayı kahvenin önündeki çınarın gölgesine, kamyonları karşıdaki boş araziye park ettirip, arabalardan indik. Kahvede bir kaç ihtiyardan başka kimse yoktu. Kahveye girip selam verdik, ihtiyarlardan birine yaklaşıp sordum; Sansar Cemil: - Merhaba Amca köyde kimse yok mu? Gelirken baktık yollar bomboştu! Kahvedeki ihtiyar: - Yok Oğul! Köyümüzde kimsecikler galmadı. Herkes malını, mülkünü satıp, savıp gitti. Biz de böyle üç beş ehtiyar galdıh buralarda. Getsen nereye gedeceen, yol bilmez, iz bilmezik… Derken adamcağızın gözleri dolu-dolu oldu. Bilmezden gelip tekrar sordum; Sansar Cemil: - Peki! Çoluk çocuk yok mu amcam? Kahvedeki ihtiyar: - Var! Oğul Allah bağışlasın iki oğlum var, onlar da ağanın, mıhdarın, hocanın mallarına çobanlıg eder. Aha bu amcalarının çoluğu, çocuğu da öyle garın tokluğuna çalışıyorlar onların yanında… Diye amca dert yanarken birer sandalye çekip, köy kahvesinin bahçesine oturup, bir er çay içtik. Çayımız bitmişti. Tam o esnada altmışlı yaşlarda bir adam kan-ter içinde, şaşkın-şaşkın bakarak
Edebiyat
Üçkağıtçı Melekler -2Süleyman Güzel · Altınay Ajans, Play Kitaplar · 20252 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üçkağıtçı Melekler 3 Clay
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
Sürükleyici bir gerilim ve macera arayanlara tam adres bu! Alıntı: Neriman bu pislikleri bitirmeye ant etmiş sağlam bir kızdır. Eşref ile İzmir’e gelmeden bir gün önce oturup Neriman’la konuştuk. Ona sizden bahsettim. Sizin onu tanıyabilmeniz için düzenlenen her gecede yeşil elbiseler giyecek... Demiş ve bitkin düşmüştü Nazan. Yaşadıkları yenir yutulur gibi şeyler değildi. Çok zeki ve cesur bir kızdı. O sırada Nazmi ve Yasemin içeri girdi. Bizim çocukları balkona yuvarlak masaya acil topladım. Ben, Hayri, Nazmi ve Yasemin. Önce durumu Yasemin’e anlattık. Yasemin Nazan’ ın yanına gidip rahat olmasını ve bu işin üstesinden gelebileceğimizi söyleyip, kıza sıkıca sarıldı. Ve; Zilli Yasemin: - Eşref sakın bir delilik yapma ablacığım, çok iyi düşünmüşsün şimdi sıra bizde. Cemil Abi ve Hayri Abi harikulade bir plan yapar ve o şerefsizlere dersini vermek için yola çıkarız. Hem onların cezasını verir hem de diğer kızları kurtarırız. Eşref: - Merak etme abla ben yapacağımı yaptım ve Üçkağıtçı Melekler’ e sonuna kadar güveniyorum, eminim ki en iyi planı yapacaklar. Gençler salondaki kanepede oturup çaylarını yudumlarken Yasemin yanımıza geldi. Hayri bir sigara yaktı, derin bir nefes çekti, gök yüzüne baktı ve bize dönüp başını salladı. Yine dilinden bal damladı, söze başladı; Tüysüz Hayri: - Hadi bakalım arkadaşlar... Şimdi kulak kesilin ve beni iyi dinleyin. Bu Clay denen ne olduğu belirsiz insan azmanının ve yanındaki kodoşların dersini verme zamanı geldi de geçiyor bile. Para uğruna daha gelinlik çağına bile gelmemiş talebe kızları ağlarına düşürüp kendi gibi yamyamların mezesi yaptılar ha! Artık öyle kolay olmayacak, benim adım da Tüysüz Hayri ise onlara dünyanın kaç bucak olduğunu göstereceğim ve analarından emdikleri sütü burunlarından getireceğim. Bir plan lazım
Üçkağıtçı Melekler -3Süleyman Güzel · Altınay Ajans, Play Kitaplar · 20252 okunma
Üçkağıtçı Melekler 1 Gömü
10/10
·122 syf.··
Beğendi
·
2025 10. kitabı
Sadece oykuyun! Alıntı: Yanına gittim, masada büyük bir harita duruyordu. Detaylı çizimler yapılmış, notlar alınmıştı. Tüysüz Hayri: - Vay kardeşim vay! Anlat bakalım bu nedir? Canavar: - Bu bir savaş planı, bizi yendiler, yaktılar, dövdüler, elektrik verdiler. Osman Ağa yaptırdı, komutan, muhtar hepsi kötü, hepsi zalim. Diye bağırıp ağlamaya başladı. Tüysüz Hayri: - Onlar kim, ne oldu? sakin ol tane tane anlat, söz veriyorum sana yardım edeceğiz. Omuzlarından tutup, gözlerine baktım, sarılıp, sırtını sıvazladım. Bir müddet ağladıktan sonra sakinleştirdim. Tüysüz Hayri: - Hadi gel otur yanıma herşeyi en başından anlat. Ne olduğunu bilelim ki ona göre plan yapalım. Zaten sen de plan yapmışsın. Canavar yanıma oturup bir müddet sessiz kaldıktan sonra resmen dili çözülmüştü ve gayet muntazam bir şekilde anlatmaya başladı. Canavar: - Benim adım Kemal, büyük bir zulmün içindeydim, sadece ben değil bu zulme baş kaldıran köyümdeki bütün gençler de bundan nasibini aldı. Tek suçumuz ise zulme baş kaldırmaktı. Cumhuriyetin demokrasiyle anılan dönemlerinden biri olan 1963-1970’ler köylülerin, emekçilerin, devrimci gençlerin ekonomik ve demokratik haklarını kazanmak, korumak ve geliştirmek için örgütlü/örgütsüz mücadelesine sahne oldu. Bir yanda uçsuz bucaksız toprağa sahip olan Ege ve Doğu Anadolu’daki toprak ağaları, diğer tarafta ise bir avuç toprak için yanıp tutuşan topraksız çiftçiler vardı. Uçurum büyüktü. Bu derin uçurum 1960’larda kıvılcıma dönüşüp ateş aldı. Köylüler hakları olan toprakları geri alarak hükümetlerin gerçekleştiremediği toprak reformunu gerçekleştirmek için saygıdeğer bir mücadeleye başladılar. Yaptıkları işgal değildi. Zira bu topraklar kendilerine hak olarak intikal eden ancak bazılarının iktidar, vali ve jandarma desteğiyle ellerinden aldığı
Edebiyat
Üçkağıtçı Melekler -1Süleyman Güzel · Altınay Ajans, Play Kitaplar · 20252 okunma
Üçkağıtçı Melekler 4 Deli
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
Öldürülen yada, hastalıklardan ölenler, hastaların gözü önünde sedyeye bile konulmadan bacağından, kolundan tutturulup sürükleterek hastalara taşıtılıyordu... Burası girişi olan, çıkışı olmayan bir çıkmaz labirent, insanlığın, vicdan ve merhametin öldüğü pis kokan, izbe, soğuk, karanlık bir cehennemden başka bir şey değildi... Tımarhanenin bahçesinde akasya ağacının altındaki bankta öylece oturmuş iki hafta önce şizofreni tanısı ile getirdikleri on iki yaşındaki küçük kızı seyrediyordum. Öpücük atar gibi dudaklarını büzüp, iki elini yüz hizasına kaldırmış, işaret parmaklarıyla birini çağırıyor gibi yapıp, tuhaf sesler çıkarıyordu. Baş hekim bahçedeki kamelyada piposunu tüttürüyor bir yandan kahvesini yudumluyor, bir yandan da yanındaki beş – altı gazeteyi sırasıyla dikkatlice okuyordu. Onbaşı, hemşire ve çalışanların göz hapsinde bahçede benimle birlikte otuz kadar hasta vardı... Hastanenin nizamiye kapısına lüks bir minibüs yanaştı. Kapıdaki güvenlik görevlisi şoförle konuşmaya başladı; Güvenlik görevlisi: - Buyurun efendim, nereden geliyorsunuz? Minibüsün şoförü: - Başbakanlıktan geliyoruz, araçtaki beyler İnsan Hakları Komitesi’ nden denetim yapılacak! Güvenlik görevlisi: - Peki efendim sizi bir dakika bekleteceğim Başhekim Bey’e haber vereyim! Minibüsün şoförü: - Tabi, lütfen! Güvenlik görevlisi kapıyı açmadan koşarak başhekimin yanına geldi; Güvenlik görevlisi: - Sayın Hocam kapıda bir minibüs var, Başbakanlıktan ve İnsan Hakları Komitesi’nden denetime gelmişler! Başhekim sağ gözünü hızlı hızlı kırparak; - Oğlum alsana içeri, neden kapıda bekletiyorsun adamları! Diye yüksek sesle kızarcasına konuştu. Kalktı üstünü - başını kravatını düzeltti; - Yürü -yürü, fırla daha gözümün içine bakıyor! Güvenlik görevlisi: - Emredersiniz hocam, hemen açıyorum. Dedi önden
Üçkağıtçı Melekler -4Süleyman Güzel · Altınay Ajans, Play Kitaplar · 20252 okunma
Ve... Arık susmak mümkün değildi!
10/10
·122 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
Kimse o gecelerde olanları konuşmadı... Bazıları unuttuğunu söyledi, bazıları hiç yaşanmadığını… Ama biri, her şeyi not aldı. Bu kitap o notlardan doğdu. Satır aralarında silinmiş umutların, susturulmuş seslerin, karartılmış hayatların büyük ve sarsılmaz mücadelesini bulacaksınız... Kimi zaman bir kahkahanın altına gizlenmiş bir çığlık, kimi zaman alkışlar arasında kaybolmuş bir manifesto… Alıntı: "Perde aralığından bakmadım. Korkusuzca perdeyi açtığımda gördüm tüm gerçekleri... O an anladım: Bazı gerçekler yalnızca kaleme alındığında ortaya çıkar." “Ve artık susmam mümkün değildi.” Suleyman Guzel Süleyman Güzel
Bezgin MuhalifSüleyman Güzel · Altınay Ajans, Play Kitaplar · 20252 okunma