Yaşamak, düşmekle kalkmak arasında geçirdiginiz korkulu, ümitli, telaşlı zamanın adı. Düşüp düşüp kalkma sanatı. Ben maalesef pek başarılı olamadım. Çünkü kalkabilmek için, düşerken aldığınız yaraları iyileştirmeyi bilmeniz gerekiyor. Oysa ben her gece ağrıyla uyudum, her sabah sancıyla uyandım.
Ama gözleriniz ne kadar iri olursa olsun, yine de yolunuzu ararken kör gibisiniz hep hayatta. Ha bire sağa sola çarpıyor, bol bol sendeliyor, sık sık düşüyorsunuz. Sonra kalkmanız ve tekrar düşene kadar aynını tekrarlamanız gerekiyor. Bu döngü sonsuza, sizin sonunuza dek sürüyor.
Çünkü dünya denen çukura düşmüş herkes, her zaman sadece kendisiyle alakadardır. Söylenmiş ya da kursakta düğümlenmiş kelimeler, bu hakikati değiştiremez. Öyleyse onlara neden bel bağlayayım?