Esma Nur

Esma Nur
Yalnız seni deli gibi seviyorum... Bu kadar... Fakat şimdi? Şimdi bunu iddiaya cesaret edebilir miyim?
Alıntı
Reklam
Zeki olmak, kuvvetli kafa ve bilgi sahibi olmak neye yarıyor? Bizi istediğimiz saadete götüremedikten sonra...
Alıntı
Bence insanlara hükmetmek arzusu manasızdır... Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen, alakamızı kesmektir!
Alıntı
Belki de yabancı olduğum için bazı şeyler beni ürkütüyor.
Alıntı
İnandığımız Şeyin Enkazı
İnsan bir zamanlar yüzlere bakarak inanırdı, şimdi yalnızca izlere tutunuyor; bir ses, bir bakış, bir cümle, varlık yerine geçiyor ve biz bir insana değil, bir yansımaya temas ettiğimizi çoğu zaman fark etmiyoruz. En büyük kırılma aldatılmak değil, gerçekliğin yer değiştirmesidir; biriyle karşılaştığımızı sanırken bir temsille konuşur, bir ruha dokunduğumuzu düşünürken bir kurguya anlam yükleriz. Bu yüzden acı kalpte değil, algıda başlar; insanlar terk edilmez, yanıltılır. Yalnızlık, “bir şey var” hissiyle “hiçbir şey yok” gerçeği arasındaki o belirsiz boşlukta büyür ve insan, orada kendi ihtiyacından bir figür yaratır. Bu bir duygu meselesi değil, bir inanç meselesidir; çünkü inanmaya aç kalan zihin, önüne çıkan her silueti hakikat sanır. En korkutucu olan da budur: olmayan şeylerin içimizde olan yaralar açabilmesi. Belki de bu yüzden bizi en çok “gerçek değildi” cümlesi sarsar;Çünkü kaybettiğimiz bir kişi değil, dokunduğumuzu sandığımız hakikattir; ve insan, bir hayalin değil, kendi inancının enkazında kalır.
Duygu ve Düşünce
Reklam