Samet Acar

"Artık kati olarak bilinmektedir ki Atatürk, Birinci Dünya Harbine, durumun nasıl gelişmekte olduğunu iyice görmeden girmek taraflısı değildi. O, acele etmemek, fırsat kollamak, harbe girilecekse askeri durum ile siyasi olayların inkişafına göre en münasip zaman ve tarafı seçmek ve tabii millet ve memleketimizin hayat ve menfaatlerine en uygun şartları da kesin olarak sağladıktan sonra girmek fikrindeydi."
Hasan Rıza Soyak·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam
I. Dünya Savaşı çıktıktan sonra
"Mustafa Kemal ayrıca, aktif göreve getirilmek için Enver'e başvurduğunu yazmıştı. Ülkesi büyük bir mücadeleye girmeye hazırlanırken eline geçen bilgi kırıntılarını aktarmak için askeri ateşelik görevini sürdürmek arzusunda değildi. Çarpışmalara katılacak bir birliğin komutasını istiyordu. 'Ve eğer herhangi bir nedenle memlekete girmekliğime müsaade edilmeyecekse açıkça bana yazmalarını ve ben de ona göre başımın çaresine bakacağımı da ilave ettim."
Sayfa 169 - Gazi Mustafa Kemal·Kitabı okuyor
Alıntı
Enver
"Enver genel olarak Alman yanlısı olarak tanımlanırdı ama aslında öteki cemiyet üyeleri gibi o da öncelikle bir Osmanlı vatanseveriydi."
Sayfa 164·Kitabı okuyor
Alıntı
"İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin devrimci subayları için yabancı ülkelere yapılan geziler büyük önem taşıyordu çünkü kendi ülkelerinde uygulamak için öğrenecekleri çok şey vardı. Mustafa Kemal Bulgaristan'ın gelişmesinden dersler çıkarırken her ikisi de cemiyetin asker üyesi olan müstakbel başbakanı İsmet (İnönü) ile İstiklal Savaşı'nda omuz omuza çarpışacağı Kazım Karabekir Viyana, Münih, Berlin ve Paris'teki müzeleri dolaşıyorlardı. İsmet (İnönü) özellikle Batı Avrupa ülkelerinde kadınların toplumsal yaşamda oynadıkları aktif rolden etkilenmişti."
Sayfa 161 - Gazi Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Kazım Karabekir.·Kitabı okuyor
Alıntı
Bulgarlar ve halkçılık
"Her ilkbaharda başkentin sokaklarında iri yarı, kaba saba Bulgar çobanlar ve seyisler, koyun postundan giysileriyle tiz sesli tulumlarını çalarak sokaklarda köy dansları yapar ve koyun postu şapkalarını gelip geçenlere uzatıp 'bahşiş' toplarlardı. Vahşi hayat biçimini ancak biraz aşmış gibi görünürlerdi." Bulgarlar gerçekleştirdikleri gelişmeyi "halkı aydınlatanlar" olarak niteledikleri Rus "narodnikleri"(halkçıları) ruhuyla insanlara yeni öğretileri aşılayan milliyetçi öğretmenlerin çalışmalarına bağlıyorlardı. Mustafa Kemal de bu örnekten yararlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti'nin altı temel ilkesi arasına "halkçılığı" da katmıştı."
Sayfa 162·Kitabı okuyor
Alıntı
Reklam