Swann bazen de aşkını en çabuk tüketecek şeyin yalan söylemekte direnmesi olduğunu söylüyordu Odette'e. "Sırf kendini beğendirme açısından düşünsen bile" diyordu, "yalan söyleyecek kadar alçalmanın cazibeni ne kadar azalttığını anlamıyor musun? Oysa tek bir itirafla kaç kusurunu telafi edebilirdin! Zeka düzeyin zannettiğimin çok altındaymış meğer!"
"Tanrı şahidimdir, ben Odette'i bu bataktan çıkarıp daha soylu, yüksek bir seviyeye, daha temiz bir ortama getirebilmek için bütün içtenliğimle çabaladım. Ama insan sabrının da bir sınırı vardır, benim sabrım artık sınıra dayandı."
"Yüzü Tanrı'nın sureti olarak yaratılmış bir varlık bu iç bulandırıcı esprilere nasıl gülebilir? Azıcık hassas olan her burun, bu pis kokulardan sakınmak için dehşet içinde oradan uzaklaşmaya çalışır. Bir insanın kendisine bütün dürüstlüğüyle elini uzatan birinin arkasından gülmekle hayat boyu içinden çıkamayacağı bir batağa saplandığını anlamaması inanılır gibi değil gerçekten."
"Gelibolu yarımadasının güney ucundaki Seddülbahir'de, Mehmet adlı bir çavuş, tüfeği kilitlenince elindeki taşla bir İngiliz denizcisine saldırarak ülke çapında ün kazandı. Mustafa Kemal bu olayın yayınlanmasına yardımcı olarak günümüze dek Türk askerleri için kullanılan 'Mehmetçik' adının doğmasını sağladı."