"Bizim suçumuz onların suçundan kat ve kat fazladır. Belki de on kat daha fazladır. Bir kere şuna bakınız: Biz her nasılsa özel bir eğitim gördük. Bunun sayesinde birtakım haklara sahip olduk, büyük makamlara ve memuriyetlere geçtik. Fakat ondan sonra ne yaptık? Ne yapacağız? Uyuduk : Evet, sadece uyuduk! Eğitim ve öğretim gören insanların her biri, örneğin doktor, hakim, subay, mühendis, avukat, memur, öğretmen halkı için ışık saçan birer fener olmalıydı. Her bir fener de, ister bir sokağa, ister bir meydana ya da kasabanın dışına konulmuş olsun, mutlaka bulunduğu yere aydınlatmalıydı. Böyle olmalıydı ama olmadı... "
"Bir yerlerde dünyada şu anda yaşayan insanların sayısının şimdiye dek ölenlerin sayısını geçtiğini okuduğumu hatırlıyorum ve ne zaman ölenlerin sayısının yaşayanları geçeceğini merak ediyorum. Bakarsın bu konu terazinin dengesi değiştirecek ağırlık ben olurum bir değişiklik yaratmak güzel bir şey olurdu. Durum böyle ise bugün ölü olmak yaşıyor olmaktan daha özel bir şey olmalı. Gerçekten de insanların öldükten sonra yaşarken olduğundan daha çok ilgi gördüklerinden kuşkulanıyordum. Ama benim durumumda herhalde hiç fark olmaz. "