Sümeyye özlem özden

Sümeyye özlem özden
@Smyyozlm
Toprağın çağrısıyla göğün hevesi arasında can çekişen bir sarkaç gibi insan... Ölümün gölgesinde ya her şeyi yakacak kadar cesur, ya da elini eteğini çekecek kadar dilsiz 31.07.2024
Venüs
11 Şubat 1999
12 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Şehadetin Sesi Düştüğümde kaldıran Rabbime sığındım, Ama bu kez derdim kendimden öteydi. Ruhumun içinde ölüme yaslandım, Bugün de acım kendimden öteydi. Anlatsam, anlatır mısın? Nasır tutmuş gözlerle nasıl bakarsın bana? Bütün dünya yük oldu omuzlarıma, Babamın ellerinde gözyaşıydım aslında. Yirmi yaşımda düştüm toprağa, Yiğitliğim başımdaydı. Ölüm bana ağır gelmezdi ama Anamın gözyaşı canımı yakardı. Yarimin umudunda helâldim, Kaderin içinde bir dost gibi. Sustum, oturdum, dinledim Bir musalla taşının dibinde kendimi. Ölmek Allah’ın emriydi— Ama şehadet başkaydı. Kefensiz yatanlar bir aşka yürüdü,
1000Kitap
Sümeyye özlem özden
Kaleminize sağlık. Her şiirinizi heyecanla bekliyoruz
Reklam
1000Kitab'ın o meşhur ana sayfası değil, sanki bir ego panayırı. İnsanlar, on binlerce kişiyi takibe alıyor, geri dönerlerse dükkan benim mantığıyla dijital esnaflık yapıyorlar. Derdi kitap, edebiyat ya da bir fikrin peşinden gitmek değil, tek derdi o profilindeki takipçi sayısını bir borsa endeksi gibi yukarı taşımak. Takipçi kasmayı entelektüel başarı sanan bu tayfa, platformu edebiyat mecrasından çıkarıp bildiğin bir pazar yerine çevirdi. ​En absürt olanı da o beğeni çeteleri. Yazılan metin üç sayfa sürse bile, daha ilk cümleyi okumadan beğeni butonuna çöken bir kitle var. Neden? Çünkü biliyor ki o beğenirse, karşı taraf da onun boş içeriğini beğenecek. Karşılıklı bir sen beni ağırla, ben seni ağırlayayım tiyatrosu dönüyor. Sonra bu yöntemle 500 600 beğeni alınca, birdenbire omuzları dikleşiyor, bakışları değişiyor; sanırsın ki Nobel Edebiyat Ödülü 'nü buna vermişler maşallah. "Beni bu kadar kişi onaylıyorsa en derin, en bilgili benim" :D özgüveniyle etrafa tepeden bakmaya başlıyorlar. ​Oysa o beğenilerin içinde ne bir fikir var ne de bir idrak. Tamamen algoritmik bir kurnazlık ve popülarite açlığından ibaret her şey. Kitaplar, bu insanların elinde sadece üzerine basıp yükselecekleri birer basamak haline gelmiş. Okuduğu eserin ağırlığı altında ezilmesi gerekirken, o eserin sırtına binip takipçi sayısıyla hava atan bu sahtelik, gerçekten can sıkıcı. Entelektüelliği nicelikle, yani rakamlarla ölçebileceğini sanan bir zihniyetin ; ne kitaba, ne yazara, ne de kendine zerre saygısı yoktur. Kendi kurdukları o yankı odasında, birbirlerini alkışlayarak dev aynasında görmeye devam edebilirler ama dışarıdan bakınca sadece komik görünüyorlar.
1000Kitap
Sümeyye özlem özden
Bu uygulama ilk çıktığında çok mutlu olmuştum. Ve gerçekten ilk zamanlarında kaliteliydi. Şuan dediğiniz gibi kalitesi öldü
Ne Anlatayım Size? Ne anlatayım size bugün, Ne istersiniz bu şairden? Dahi olsam ne yazar, Aşık olunca sustu aklım zaten. Altın yürekli insanlar da gördüm, Kadınların ellerinde maskeler. Bir yanda sevgi dediler, Bir yanda silah tutan çocuklar… Kahve basıp adam öldüren insancıklar, Hangi gerçeği anlatayım size? Hangi ülke, hangi şehir Sizi insan eder, sizi üzer? Bosna Savaşı mesela… On beşinde kız çocukları, Düşmanından hamile bırakılan… Kurşuna dizilen kadınlar, erkekler— Sustunuz, değil mi? Dün değil miydi Rumların Türklere yaptıkları?
1000Kitap
Sümeyye özlem özden
Beni nasıl öldürdüklerini bana anlat. Dinlerim uzandığım yerden. Anlat işte ağlayan varmıydı dönüşsüz gidişime
İbn Abbas (ra) demiştir ki:"Allah Teâlâ Hz. Musa'ya şöyle vahyetti: " Ben sende on bin tane kulak yarattım, sen benim sözümü onlarla dinledin. Sana on bin tane dil verdim, bana onlarla cevap verdin. Sen Muhammed'e (sav) çokça salavat okuduğun zaman, bu benim için daha sevimli ve seni bana daha fazla yaklaştırıcı bir ameldir."
Sümeyye özlem özden
Karadavuttan sonra okuyacağım kitabı buldum elhamdülillah