Böyle olunca, ona yaklaşmak yerine, başlangıç noktasına geri dönülüyordu. Başka bir deyimle, dini reddetmek için yola çıkmış olan muhakeme tarzı, sonunda dini (ve dine ait hükümleri etkinlikleri)reddetme noktasında bir kısır döngü ye giriyor. Allaha inanmayan kimseye , Onun varlığı hakkında getireceğimiz hiç bir delil kar etmez. Nitekim inana da delil gerekmez büyüklerden birine ait bir nükte anlatılır o zata demler ki: Falan kimse Allah'in varlığını bin delille ispatediyor. O zat da evap vermis: Demek o kimsenin Allah'in varligl konusunda o kadar suphesi varmış.
Turkiye'de değinegeldiğimiz bazı nasyonalistlerin
( milliyetçi) durumu işte bu sonuncu küme içinde mütalâa edilebilir. Bu kümede yer alanlar "kişi kavmini sevmekle kınanamaz mealindeki hadis-i seriften aldıkları cevazla, sanki dinin tümü bu cevazdan ibaretmiş gibi, temelde saplandıkları batılı neredeyse ayrı bir din haline getirmislerdir. Bu da gene, şimdi belirttiğimiz dinin ifade ettiği kapsamı tümel boyutuyla kavramaktan ileri gelmektedir. İslamını faizi haram kıldığından hareket ederek, Marksizm'deki faiz yasağını , islamın Marksizmi tecviz ettigini soylemek ne kadar abesse, kişinin kavmini sevmesini tecviz eden hadis-i şerife bakarak Islamın nasyonalizmi tecviz ettigini iddia etmek de o ölçüde abestir.
Kumrular yine dem çekiyordu biz oradan geçerken.
O derin ve yitik sesleriyle hem kendi içlerini hem de gökyüzünü oyuyorlardı sanki. Ya da zamanın orasına burasına, sesten çiviler çakıyorlardı.