a.

a.
@Snn_008
Acı öğretmesi gereken herşeyi öğrettiğinde terk eder seni...
Sonbahar kadarsın sen , Uzun sürüp,güzel geçenlerden Yağmur geliyor üstüne üstüne Demir zincirlerini belki onlar eritir Sen kendine yemin etmişsin Sen kendine nefret biçip Öfkelerini ekmişsin Sen kafiyeleri kendine övgü sanıp Meğerse her şeyi içinde yüceltmişsin Kayıpların var sözlerinde Fazla ince kayıplar, Biraz var,biraz yok gibi Yine takılıyorsun konuşurken Oysaki kendini anlatmak , İnsana basit değil mi? Sen sahilin gün batımını görmezsin de Ansızın çıkan fırtınayı görürsün Belki biraz değer katmalı Hayata adaletli davranmalı. Ömrün kadar düşünmeli, Yağmur kadar ağlamalı , Güneş kadar gülmelisin . Yoksa olmayacak keyif aldığın zamanlara özlemin. "Bazen önümüze çıkan engeller,her zaman engel değildir. Hayatta en çok sorulan soru ,insanın kendisinedir. Çabaladığımız şeylerse 'gelecek' denen üç hece içindir."
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdi yoksun, satırlarım kısa,gamzelerim silik Aptallığım üstümde, saçlarım dağınık... Toparla diyorum kendime Toparla şu bitkinliği, kır içindeki hüzünlerini Aç gözlerini bakma, gör diyorum Faydası yok... Önümde bitmiş gözler, ezilmiş kalpler.. Eskisinden de yıkık dökük Darmadağın olmuş bir karanlık Kaçmak istemeyen bir sakinlik Bırakmıyor beni "Sabret burda dizginleyeceksin kendini " diyor Ahmaklığım üstümde,yerin yedi kat aşağısındayım Kaçmıyorum,birileri kovalamıyor beni Dost olmuşum alaca karanlıklara Papatyalar var yerde,sen seversin Kokusu yok ama masumluğu var üstünde Sen gibi,sana benzeyen Karanlıklarım koparıyor onları Onların yeri senin yanındı çünkü Çünkü onlar en çok sana yakışırdı Sonbaharın başı,yaz günümün sonu Öyle bir şeylere denk geldin sen Turuncu gibisin Ne varsın,ne yoksun
Ruhun kendini ele veriyor , Haksızlığa boyun eğiyor, Kelepçe vuruyor ona ölüm Zulmediyor ama her sözünü sana atfediyor Ağlıyorsun,belki de acıyorsun ona Dramatize ediyorsun kendince İşte iplerin koptuğu yer de burası gönlümce Sonra "yasak" diyor biri Gökten yağmur damlası süzülüyor Hepsi "yasak" diyor haykırıyor sana Sen hala ona acıyan,onsuz mutlu Ben bugün yaşamak istemiyorum. Ben dün ölmek istiyorum. Günahlarım serilsin yere istiyorum! Sevaplarım temizlemesin beni Kalpsizlik istiyorum Senin intikamını kendimden almak istiyorum Yanlışlarına kanmaya niyetim var Özgürlük mahkumuyum ben Sensiz zincirlerim var Tatlı bir ölümün soğukluğu var üstümde Bir kez tadılan ve tekrarı olmayan
Şimdi bardaklarım bomboş , satırlarım kısa Hayallerim az , dağarcığım konuşmaya yetecek kadar Yorgunum Viona , mapusuna düştüm . Gönlünde miyim yoksa mezarlığın dibini mi boyladım ? Bilmiyorum Viona İnsana böyle ceza çektirilmezdi bildiğim Aç susuz yaşarım da ses olmadan yaşayamam ben Garip bir zindan burası Karanlık ama korkutucu değil Ben gönlünün mahkumuyum sende Apaçık konuşursam ölürüm Bencil ve güzeldin Viona Özgürdün ama kölelerin vardı Hata arama bende Bil ki ararsan bir sen kalmaz sende İçimde öyle bir yerdesin işte Değerini ararsan bulamazsın bende Sözlerim acımasız ,halim acınası Kalbim kırılmış bir cam gibi Cezasına da razıyım Viona Bu kalp sevmelerin cezasına da razıyım Acı bana işlemez Kuralların bana boyun eğsin saygıdan Çünkü ben hepsine katlandım ,bildim ,yaşadım Ahmaklığın bu kadarıydı Viona Bitiyorum sende ben Sonsuza kadar geri dönmeden kaçıyorum
Hayatın zindan oluşunu izliyorum , ya yarınım bugünden beterse ,