Psişenin yok edicisine sövmek ya da ondan kaçarak uzaklaşmak yerine
onu parçalarız. Bunu ruhsal hayatımızla ve özel olarak da kendimize
verdiğimiz değerle ilgili ihtilafli düşüncelere izin vermeyerek yaparız.
Haset ve kötülük dolu düşünceler herhangi bir zarar verecek büyüklüğe
erişmeden önce, onları yakalar ve zararsız hale getiririz.
Yok edicinin küçültücü eleştirilerinin karşısına kendi besleyici gerçeklerimizi koyarak onu silahsızlandırırız. Yok edici, "Hiçbir zaman
başladığın bir şeyi bitirmiyorsun" der. Siz de, "Pek çok seyi bitiriyorum” dersiniz.
Doğal yok edicinin saldırlarını, onun söylediklerinde gerçek olan şeyleri ciddiye alip üzerinde çalışarak ve geri kalanı ise
ıskartaya çıkararak zararsız hale getiririz.
Yok ediciyi sezgilerimizi ve içgüdülerimizi koruyarak ve onun ayartmalarına direnerek zararsız hale getiririz. Düş kırıklığına uğradığımız, eziyetler karşısında güçsüz kaldığımız, dondurucu soğuk ve
ayak sesleriyle dolu bir fantezi yaşadığımız zamanları hatırlayıp hayatımızda şimdiye kadar meydana gelen tüm kayıplarımızı sıralasaydık,bunların, psişemizdeki incinebilir yerler olduğunu anlardik. Yok edici,
tek amacının sizi mahzene sürükleyip kendisine kan nakli yaparcasına
enerjinizi emmek oldugunu gizlemek için, bu arzu dolu ve ayrıcalıksız kısımları cezbeder.