Bizonların Tanrısı

Bizonların Tanrısı
@Socioanthropologist
Reklam
Melanezyalı çocuklarda ilgilendiğim bu evre, bizim çocuklarda gizil döneme denk düşmektedir; bu evre, küçük kız ve oğlanların birlikte oynadığı, bir çeşit gençlik cumhuriyeti oluşturduğu bağımsız çocukluk dönemidir. Çocuklar çok erken yaşta ya birbirleriyle, ya daha büyük arkadaşlarıyla cinsel uygulamaya adım atarlar. Çocukların bu yaşta gerçek bir cinsel uygulama yeteneğinde olmadıklarını söylemeye gerek yok, ama büyükleri onları hoşlarına gidecek her oyunu oynamaları için serbest bırakır; hiç gizlenmeden meraklarını ve doğrudan doğruya cinsel heyecanlarını doyururlar. Ama her şeyden önce, çocuklar kendi aşk işlerinde, kendi başlarına bırakılırlar. Büyükler onlara hiç karışmadığı gibi, bir kadının ya da erkeğin çocuklara sapık bir ilgi duyduğu da pek seyrektir. Çocuklara cinsel saldırı bilinmiyor; çocuklarla cinsel oyunlara kendini veren bir yetişkin, gülünç duruma düşer ve yalnız iğrenme duygusu uyandırır.
Atalar dönemine ait eski öyküleri, şu ya da bu vesileyle ağızdan ağza ciddi ciddi anlatanların ve dileyenlerin aslında bunları kendi arzularına göre aktardıkları çoktan beri bilinmektedir. Ayrıca, Freudien okulun ileri sürdüğüne göre, bastırılmış arzular kendi doyumlarını folklorda, halk masallarında ve efsanelerde bulmaktadır; bunlara atasözleri, oyunlar, özdeyişler ve kimi tipik küfürler de katılabilir.