'Ekran' bir kapı olduğunda ve ruh'u bir odaya kilitlediğinde gerçeklik kırılıyor orta yerinden. Anahtarı sesleniyor diğer gözler. Kulaklarım görmez ve gözlerim duymaz olduğunda anlıyorum ki vakti geldi; koridorun sonundaki odada bekleyeni çağırmanın. Bekliyorum. Saatler sonra iç ses'imin sesi geliyor onun iç'inden. Bir yankı'nın yansı'sı yüzüme düşen. Uzaklaşamıyorum ve/veya yakınlaşamıyorum.
Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder.Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde,bütün sonuçlar da değişir.Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar...
Ağır ağır kapatıyorum penceremi,
Doya doya izliyorum sokak lambasının kaldırımlara vuran yansımasındaki yıldızları.
Ağır ağır kokluyorum yağmur öncesini...