Kitabı çok beğendim . Uzunca bir okumanın ardından ben de kitabın hararetine kapılmış heyecanla okuyordum. Ta ki son 20 sayfanın büyüleyici havasına kapılmış , olacakları tahmin etmeye çalışırken . Yazarımız Ahmet Ümit benzersiz bir final ile kitabını sonlandırırken ben okuduklarıma şaşmış bir şekilde devam ediyordum . Selim , Kenan ve Nihat lise yıllarının tanıştırmış olduğu üç ayrı kişilik , üç ayrı kimlik , üç ayrı insan .
Başlarına neler geleceğini bilmeden merakla başlayan fotoğrafçılık , ölümsüzlük merakı...
Güzel İstanbul'u , tarihî adıyla Pera'yı günümüz ismiyle Beyoğlu'nu satırlara nakşederek soluk soluğa bıracak bir roman ...
Kitabı çok beğendim her polisiye tutkunun ise bayılacağına kuşkusuz inanırım. Yazarımız Ahmet Ümit'in kalem oynattığı , cana yakın üslubu, olayların seyredişi ve olağanüstü betimlesiyle bu kitap tarif edilemeyecek duygular , şaşkınlıklar bırakıyor insan üzerinde .
Yazar ,müzisyen, ressam, oyuncu, fotoğrafçı, bütün sanatçılar içlerinde bu duyguyu taşırlar. Özellikle de fotoğrafçılar;çünkü fotoğraf, anın geçiciliğine karşı sanatın geliştirmiş olduğu en önemli savunmadır. Her fotoğraf, çekilen nesnenin ışınlarını kendinde toplar. Yok olmaya mahkum olan kişi ,eşya ,hayvan ya da manzaradan yayılan ışınları kendine çekerek, gerçek anlamda bir tür ölümsüzlük yaratır.