En zoru gündüz saatleri değildi. Hayır. En zoru akşam bastırırken ortaya çıkıyordu ki kalori bombaları tehlikesi o an doruğa ulaşıyordu. Günaha çağrının yaylım ateşi, bütün aklı başında kararlarımı yerle bir etmeye çalışıyordu. Peki ya o Makarna Sendromuna ne demeli? Stockholm Sendromuna benzeyen kötü etkisi, beni düşmana sempati duyup vicdanımla pazarlık etmeye yönlendiriyordu.
Değişim deyince, insanlar bunu kökten, çok büyük bir şey gibi algılıyorlar oysa yaşamdaki en önemli değişimler daima önemsiz gibi görünen küçük dönüşümlerle başlar.